KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10319 E., 2009/1335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu konutu 2004 yılı Mart ayında satın alıp su abonesi olduğunu, ancak yerleşmeyip boş tuttuğunu 9.4.2006 tarihinde kontrol amaçlı olarak gittiğinde kombinin patlak olduğunu gördüğünü, su sayacınında patlak olması nedeniyle sayacı çıkararak yerine arkadaşına ait süzme sayacı taktığını ve ancak durumu davalıya bildirmediğini, davalı kurum elemanlarının 14.4.2006 gününde müracatı üzerine sayacı söktüklerini ancak kaçak kullanım olduğundan bahisle tutanak düzenleyip 16.384.64 YTL borç tahakkuk ettirdiklerini, oysaki kaçak su kullanmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine mahalli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonuda davacının 16.011,70 YTL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan
taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ...'nin abonelik sözleşmesine istinaden davacıya (alıcı) su (mal) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/10319, K. 2009/1335, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama