KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11254 E., 2009/2386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2009
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile T.... Bankası A.Ş vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 27.5.2008 gün ve 122-140 sayılı hükmün taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı ...,davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini,davalı banka tarafından hesabının kat edilmesi üzerine, 5464 sayılı kanunudan yararlanmak için başvurduğunu, 1.322 YTL borcunun olduğu söylenmesine rağmen davalı banka tarafından aleyhine toplam 2118 YTL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını,
davalı-karşı davacı bankanın yaptığı icra takibinde 1.322,91 Ytl asıl alacağı kabul ettiğini bakiye kısmına itiraz ettiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş,davalı banka birleşen dava dosyası ile davacı ... aleyhine başlattığı icra takibine davacı borçlunun 796 YTL kısmı için itirazının iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece 27.05.2008 tarihinde asıl davanın reddine, birleşen dava dosyasında davacının 796 YTL alacak için yaptığı itirazın iptaline dair hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Yine 1.6.2005 tarih ve 5236 sayılı yasanın 19.maddesiyle eklenen Ek madde 4 uyarınca temyiz parasal sınırı ... Bakanlığınca tespit ve ilan olunan yeniden değerlendirilme oranında arttırılıp her takvim yılı başından geçerli olacak şekilde uyarlanacağı hükme bağlanmıştır.
Yeniden değerlendirme oranı 2008 yılı için 7.2 olarak açıklanmış olmakla bu durumda temyiz sınırı 1,250.00 YTL dir. Hal böyle olunca davacı ve davalı tarafından temyizi istenen bölüm karar tarihi itibariyle 1.250,00 YTL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2.fıkrası gereğince davacı ve davalının temyiz talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır.
O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/11254, K. 2009/2386, 25 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama