KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1183 E., 2008/6879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalıdan noterde düzenlenen 19.11.2003 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile babalarından kalan taşınmazlardaki hissesini satın aldığını, ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı verilip taşınmazlardan iki tanesinin satıldığını, satış dosyasında davalı hissesine düşen paranın tamamının kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı satış vaadi sözleşmesi düzenlenirken davacı tarafından kandırıldığını, bu nedenle sözleşmenin geçerli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, satış dosyasında yapılan ve yapılacak olan satışlardan davalı hissesine isabet eden ve edecek olan bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, taşınmaz satım vaadi sözleşmesine dayanan alacak davasıdır. Taraflar kardeş olup ortak murislerinden intikal eden taşınmazlardaki miras hissesini davalı, davacıya satmayı vaad etmiş ancak ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı verilmiştir. Davacı, satılan taşınmazlardan davalı hissesine düşen bedelin kendisine ödenmesi ile birlikte satılacak taşınmazlardan da ödenecek bedeli istemiştir. Her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanmalıdır.
Mahkemece dava tarihinde satılmış olan taşınmazlardan davacı hissesine düşen miktarı belirleyip bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hükmedilen alacak miktarı belirtilmeden, ileride satılacak taşınmazları da kapsayacak şekilde ve infazda tereddüt yaratacak nitelikte hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1183, K. 2008/6879, 20 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama