KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12377 E., 2009/2516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 05.10.2000 tarihli sözleşme ile araç satın aldığını, satış bedelinin kısmen nakit kısmen çekle ödendiğini, davalıya aracı davalının eşi olan ...’ya satış ve devir yapabilmesi için 22.12.2000 tarihli vekaletname verdiğini, aracın satış ve teslim tarihi olan 05.10.2000 tarihinden sonra tahakkuk edecek borçlar ve vergilerin alıcı davalıya ait olacağı hususunun sözleşmede açıkça yazıldığı halde gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin geçerliliği ve kendisinin araçla ilgili hiçbir malik sıfatını haiz olmadığının tespiti ile aracın alıcı davalı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, aracın taraflar arasında adi biçimde düzenlenmiş sözleşme ile davalıya satılarak 05.10.2000 tarihinde teslim edildiği, sözleşmede bu tarih itibariyle tahakkuk edecek tüm vergi borçlarının davalıya ait olacağı hususunda hüküm bulunduğu, aracın bu tarihten itibaren davalının mülkiyetine geçtiği, davalının aracın işleteni sıfatını kazandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasında ... plakalı aracın satışına ilişkin olarak yapılan sözleşmenin geçerliliğinin, bu sözleşme uyarınca aracın mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, adına kayıtlı bulunan aracı adiyen düzenlenen 05.10.2000 tarihli sözleşme ile davalıya sattığı iddiasıyla mülkiyetin davalıya geçtiğinin tespiti ile aracın davalı adına tescili talebiyle eldeki bu davayı açmıştır. Davacının dayandığı sözleşme, adiyen düzenlenmiş bir sözleşmedir.
Davaya konu araç, trafik siciline kayıtlı olup mülkiyetin nakline ilişkin sözleşmelerin 2918 sayılı kanunun 20/d maddesi hükmüne göre Noterde resmi şekilde düzenlenmesi zorunludur. Bu şekilde resmi şekle uyulmadan düzenlenen sözleşmeler geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye dayanarak mülkiyetin alıcıya geçtiği iddia edilemeyeceği gibi, adli yargıda idareyi zorlayıcı karar verilmeyeceğinden davalı adına tescile de karar verilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12377, K. 2009/2516, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama