KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12860 E., 2009/2541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, tapuda adına hisseli olarak kayıtlı taşınmazdaki hissesini 8.000.00 YTL bedelle davalıya sattığını, 1.000.00 YTL peşin, bakiyesi için 7.000.00 YTL bedelli senet aldığını, senedin vadesinde ödenmediğini, tahsili için yaptığı icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı taşınmazın bakiye satış bedeli için aldığı 7.000.00 YTL lik senedin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali için bu davayı açmıştır. Davalı, bakiye satış bedelini ödeyerek tapuyu aldığını savunmuş ise de, davacının ibraz ettiği 21.9.2006 tarihli ve taraflarca içeriği inkar edilmeyen protokolde bakiye satış bedeline karşılık davalının 7.000.00 YTL miktarlı senet verdiği tartışmasızdır.
Davalı, taşınmazın tapuda devir işlemlerinin yapılması için davacının verdiği vekaletnamede satış bedelini aldığını ikrar ettiğini ve bu beyanın kendisini bağlayacağını savunmuş, mahkemece de bu vekalete istinaden satış bedelinin tamamen ödendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki satış işlemine ilişkin protokol tarihi ile vekaletnamenin tarihleri aynı olup ikiside 21.9.2006 tarihlidir.
Vekaletnamenin sonradan düzenlendiği davalı tarafından iddia edilmişse de bu konuda her hangi bir delil getirilerek kanıtlanamadığı gibi, vekaletnamedeki “davacının, vekalet konusunu teşkil eden taşınmazın satış bedelini vekillerden nakten ve tamamen aldığı ve vekaletnamenin ölümünden sonrada geçerli olduğu“ şeklindeki beyanı vekalet görevini üstlenen kişinin vekil edenine karşı hesap verirken sorumluluktan kurtulmasını amaçladığı, bilahare ödenmek üzere senet alınması nedeniyle de bu şekilde beyanda bulunduğu kanısına varılmış ve bu şekilde anlaşılması gerekmiştir.
Zira, taşınmaz alınması için borç senedi veren kişinin taşınmazın bakiye satış bedelini ödeyip buna karşılık verdiği senedi almaması da hayatın olagan akışına aykırıdır. Bu nedenle davalı elinde bulunan senet karşılığının ödenmediği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava konusu senet sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12860, K. 2009/2541, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama