KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/12897 E., 2009/4555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahitten satın aldığı dairenin kararlaştırılan tarihte bitirilip teslim edilmediğini ileri sürerek satış sözleşmesinin feshi ile satış bedeli olarak ödediği 30.000 DM'nın dava tarihindeki çapraz kur üzerinden hesaplanacak Euro karşılığı olan miktarı ve tesbit gideri olan 77.782.000 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ödemesi gereken toplam bedel olan 120.000 DM'den sadece 30.000 DM ödediğini, bu suretle davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, dairede davacının isteği üzerine 4 yatak odasından bir tanesini iptal etitğini ekstra işler yaptığını, bunların bedeli olan 10.000 YTL'nın karşılığının mahsubu gerektiğini, sözleşmenin feshini kabul ettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği 30.000 DM'nin dava tarihindeki karşılığı olan 15338 Eurodan davalıca talep edilen 10.000 YTL'nın talep tarihindeki karşılığının mahsubu ile bakiye 7414 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edillmiştir.
1-Davacı bu davada satın aldığı dairenin kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsilini istemiş, davalı ise davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacının talebi üzerine 2008/12897-2009/4555
oda sayısını azalttığını, ekstra işler yaptığını savunarak bunların değerinin mahsubunu istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda yatak odası sayısının azaltılması nedeniyle daire değerinde 10.000 YTL azalma olduğu bildirilmiş, mahkemecede bu rapor benimsenerek mahsup yapılmıştır. Ne varki mahkemece taraflardan hangisinin temerrüde düştüğü araştırılmamış ve saptanmamıştır.
Sözleşmedeki edimlerini yerine getirmede temerrüde düşen taraf kendi temerrüdüne ve kusuruna dayanarak hak talebinde bulunamaz. Taraflardan her ikiside temerrüde düşmüş ise önce temerrüde düşen tarafın talepte bulunamayacağının kabulü gerekir.
Davacının edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmesine rağmen, davalının daireyi kararlaştırılan tarihte sözleşmeye ve anlaşmaya uygun olarak teslim ettiğinin ispatlanamaması halinde davalı temerrüde düştüğü için mahsup talebinde bulunamaz. Bu itibarla mahkemece öncelikle taraflardan hangisinin temerrüde düştüğünün saptanması zorunludur.
Mahkemenin değinilen bu yönü gözeterek taraflardan bu husustaki delillerinin sorulup alınması, davacının temerrüde düştüğünün saptanması halinde mahsup talebinin kabulüne, davalının temerrüde düştüğünün saptanması halinde ise davalının mahsup talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/12897, K. 2009/4555, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama