KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/130 E., 2008/5813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ve dava dışı diğer ortaklar ile müşterek malik oldukları 28037 ada 1 parsel üzerine kat karşılığı inşaat yapılması için ... İnşaat Ltd.Şti ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, dava dışı ... Kestir’in arsa payının az olması nedeniyle daha iyi bir daire alabilmek için arsa payı farkı olarak kendisine ve davalıya ödenmek üzere 12.500,00 YTL ödediğini, bunun 9.840,00 YTL’sini arsa payı farkı olarak davalıya verdiğini, daha sonra müteahhit şirket ile aralarındaki sözleşmenin feshedildiğini, ...’dan almış olduğu paranın hepsini iade ettiğini, bu nedenle davalıya verdiği bedelin iadesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine ödediği paranın sözleşme yaptıkları şirket tarafından ödenen enkaz ve kira parası olduğunu, davacı vasıtası ile kendisine gönderildiğini, şirkete verilmek üzere belge imzalayıp davacıya verdiğini, herhangi bir borcu olmadığını davacı ile ... Kestir’ in dava dışı şirketten para alamadıklarından muvazaalı hareket ederek şirketten almış olduğu paradan pay istediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dava dışı ...’ nın ... olduğu paranın iadesi için ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/177 Esas sayılı dosyası bu davanın davacısı ve davalısı aleyhinde alacak davası açtığı, davalı Seyithanın o davada davacı ve dava dışı ... tarafından kendisine ödeme yapılmadığına dair yemin ettiği ve davanın Seyithan yönüyle reddedildiği böylece ... tarafından davalıya ödeme yapılmadığına dair kesin delil ve kesin hüküm oluştuğundan bahis ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava dışı ... tarafından bu davanın tarafları aleyhinde açtığı alacak davasının reddedilmesi nedeniyle davalı lehine kesin hüküm oluştuğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davacısı farklı olan bir dava nedeniyle kesin hüküm oluştuğundan bahsedilemeyeceği gibi o davada yapılan yeminin bu davanın davacısı için kesin delil oluşturduğundan bahsedilemez. Davacı davalıya ödeme yaptığını yazılı delil ile belgelendirmiştir.
Davalı ise bu paranın kendisine şirketçe gönderildiğini savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davacının davalıyı davadan önceden temerrüde düşürmediği de göz önüne alınarak dava tarihin den itibaren faize hükmedilecek şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/130, K. 2008/5813, 29 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama