KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13877 E., 2009/6346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı aracın bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı taraf, davalı ... Limited Şirketinden satın aldığı aracın arızalanması nedeniyle, birçok kez yetkili servise götürüldüğünü, diğer davalının ise ithalatçı firma olduğunu, arazının giderilemediğini öne sürerek, ödediği 44.337.51 YTL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, davalı taraftan 8.12.2003 tarihinde satın aldığı aracın 18.3.2004 ile 9.2.2006 tarihleri arasında dokuz kez arızalandığını ve yetkili servise götürüldüğünü, üretim hatası olan arızaların devam ettiğini belirterek, ödediği bedelin iadesi talepli bu davayı açmıştır. Davalı taraf ise davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, reddini savunmuştur. Mahkemece, aracın iki yıl garantili olarak 8.12.2003 tarihinde satıldığı, dava tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK'nun 4/4
2008/13877-2009/6346
maddesinde, "Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir... Ancak satın alınan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse, zamanaşımı süresinden yararlanılamaz." hükmü getirilmiştir.
Somut olaya baktığımızda, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, araçtaki arızaların imalat hatası olup olmadığı ve aynı nitelikteki arızaların halen devam edip etmediği, netleştirilmemiştir. Bu inceleme ile araçta imalat hatası bulunduğu, aracın gizli ayıplı olduğu ve bu arızaların devam ettiği anlaşılırsa, ... süresi içinde başlayan arızaların giderilemiyerek ve tüketici alıcı oyalanarak, ... süresinden sonra da devam ettiği ortaya çıkmış olacaktır.
Zira davalı taraf, onarımı yetili servis istasyonları eliyle yapmaktadır. Bu istasyonlar arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek en kısa sürede ve tamamen giderebilecek elemanlar bulundurmak, zorundadır. Deneme yanılma ile aracı tamire çalışan ve parça değişikliği yoluna giden servis çalışanlarının seviste bulundurulmasının sonuçları, tüketiciye mal edilemez.
Üretim hatasının varlığını rahatlıkla tespit edebilecek nitelikte olması gereken servisin, tüketiciye sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli periyotlarla tekrarlaması karşısında, davada zamanaşımının varlığından da sözedilemiyecektir. (HGK'nun 2004/4-84 esas, 2004/99 karar sayılı ilamı) Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/13877, K. 2009/6346, 11 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama