KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14093 E., 2009/6126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, 12.4.2001 tarihli vekaletname ile davalının vekilliğini üstlenerek davalının taraf olduğu icra dosyaları ile dava dosyalarını takip ettiğini, yazılı ücret sözleşmesi bulunmamasını rağmen %25 oranında ücret alacağının kararlaştırıldığını, ücretinin ve dosyalarda yaptığı masrafların ödenmediğini ve haksız olarak azledildiğini ileri sürerek 5.500.00 YTL+7.187.00 YTL vekalet ücreti ile 1.180.00 YTL masrafın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iddia ettiği sözleşmenin batıl olduğunu, ücretin tarifeye göre belirlenmesi gerektiğini, haklı olarak azledilen davacının herhangi bir ücret isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının haksız olarak azledildiği yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı için azil tarihinde geçerli olan tarife ücretinin ödenmesi gerektiği kabul edilerek 5.858.31 YTL'nin ıslah tarihi olan 26.6.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının 13.4.2001 ve 23.7.2001 tarihli vekaletnameler ile davalının vekilliğini üstlendiği ve daha sonra 3.12.2002 tarihli azilname ile azledildiği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı ve davacının azlinin haksız olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 13.1.2004
2008/14093-2009/6126
tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı yasanın 7.maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık yasasına eklenen "bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihle, kesin hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır" hükmünü içeren geçici 21. madde hükmü esas alınarak alacağın %10'u ücret olarak belirlenmiştir.
Oysaki az yukarıda bahsi geçen geçici 21.madde Anayasa Mahkemesince 7.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avutalık kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Dava konusu olayda yazılı ücret sözleşmesi bulunmayıp davacı avukat davaya konu icra takiplerinin bir kısmını 10.5.2001 tarihinde yürürlüğü giren 4667 sayılı yasadan önce, bir kısmını ise sonra yaptığı için, 10.5.2001 tarihinden önce başlatılan icra takipleri için takiplerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca, 10.5.2001 tarihinden sonra başlatılan icra takipleri için ise takip değerinin %5-15'i oranında takdir edilecek bir miktarin avukatlık ücreti olarak ödeneceğinin kabulü gerekir.
Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek Anayasa Mahkemesince iptal edilen geçici 21.maddeyi esas alarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı davalı dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış isede 26.6.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağına dava tarihinde itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş olup, ıslah dilekcesi ile böyle bir talepte bulunma imkanı bulunduğu için davacı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, gerekir. Mahkemece bu yönün gözardı edilerek ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmiş olmasıda usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14093, K. 2009/6126, 5 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama