KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14379 E., 2009/4828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 1973 yılında evlenip, 1997 yılında boşandıklarını, Almanya’da işçi olarak çalıştıklarını, birlikte kredi çekip ödediklerini, 1989 ile 1995 arası müşterek borçlanarak inşaat yaptıklarını,davalı adına kayıtlı olan taşınmazın kendisinden habersiz davalının kardeşinin 25 yaşındaki oğluna satılıp devredildiğini, tapu iptali davasının reddedilip kesinleştiğini, banka kanalı ile gönderilen havaleler bulunduğunu, bunun yarısı olan 104.757,5 DM karşılığı 53 722 Euronun kendisine ait olduğunu ileri sürerek tahsil tarihindeki kur üzerinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin 1970 yılında Almanya’ ya gittiğini, 1973 de evlenip davalıyı götürdüğünü, davalının ev hanımı olup hiç çalışmadığını, inşaatı kendisinin yaptığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, boşanma davasındaki tarafların emekliliğe esas gelir oranları gözetilerek 15 522 Euro’nun davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile evli oldukları dönemde ortak olarak yaptırılan 24 dairelik bina için harcanan paranın yarısı olan 104 757,5 DM ın karşılığı olan 53 722 Euronun tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde 24 dairelik binanın dava tarihindeki değerinin 1 485.403,00 YTL olduğu tespit edilmiş ise de; davacı bina değeri üzerinden değil gönderilen paranın yarısı olan 104 757,5 DM üzerinden talepte bulunmuştur. Mahkemece boşanma ilamında emekliliğe esas olarak bildirilen gelirler üzerinden
oranlama yapılarak hüküm kurulmasına karar verilmiş ise de; bu oranlamanın istenen yarı pay değil, paranın tümü olan 209 515 DM üzerinden talep edilen miktarla bağlı kalınarak yapılması gerekirken yazılı şekilde yarı pay üzerinden yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14379, K. 2009/4828, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama