KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14937 E., 2009/7543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı taraflar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait tapulu taşınmazı harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, kaparo olarak 10.000,00 USD ödediğini, taşınmazın tapudan devrinin yapılamayacağını öğrenince anahtarını davalıya teslim ederek ödediği bedelin tahsilini istediğini, kaparo bedeli iade edilmeyince, başladığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunarak açtığı karşı dava ile taşınmazın kullanılmasından dolayı ecrimisil bedeli ile kullanılan elektrik, su bedeli ve eski hale getirme bedelinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, 12.856,40 ytl ana para ile 418,45 YTL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede 2008/14937-2009/7543
dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu asıl alacak değerlendirildiğinde likit olup asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki açıklanan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14937, K. 2009/7543, 1 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama