KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1542 E., 2008/6898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2005 yılı 2. dönem tüketilmiş su bedeli olarak 1.364.95 YTL. fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini,bu kadar suyu tüketmesinin mümkün olmadığını, fahiş faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sayaç endeksine göre yapılan tahakkukun doğru olduğunu, sayacın bozuk olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, aksine Sanayi ve Ticaret il Müdürlüğü Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğünce sayaçta hiçbir arızanın bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 18.09 YTL dışında davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin verilen karar davalının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra tanık dinlenmiş ve Ölçü ve Ayarlar Şube Müdürlüğüne yazı yazılmış;tanık anlatımları ve Şube Müdürlüğü cevabi yazısı da dikkate alınmak suretiyle önceki kararda olduğu gibi davacının 18.09 YTL dışında davalıya borcunun bulunmadığına karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tahakkuk ettirilen 1.364.95 YTL fatura bedeli kadar borçlu olmadığının tespitini istemiş,davalı sayacın bozuk olmadığını, endekse göre yapılan tahakkukun doğru olduğunu savunmuş, mahkemece, önceki kararda davacının 18.09 YTL dışında davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş;hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizin 2006/9497 -13385 sayılı ilamıyla bozulmuştur.Bozma ilamında açıkça "hem mahkemece alınan bilirkişi raporuna hemde Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğünce yapılan tetkiklere göre sayacın normal olup arızalı olmadığı bu sayaçtan geçen miktara itibar edilmesi gerektiği,
varsayıma dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği" belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre artık davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu aşamadan sonra başka delil ve belge ibraz edilemeyeceği gibi mahkemecede bu konuda tanık dinlenemez.
Kaldıki Ölçü ve Ayarlar Şube Müdürlüğü mahkemenin 20.6.2007 tarihli yazısına verdiği cevabında bozuk olmayan sayacın fazla sarfiyatı konusunda yalnızca düşüncesini açıklamış, fazla sarfiyatın nedenini gerekçeleriyle ortaya koyamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması gerekirken aksi düşüncelerle bozma ilamına aykırı olarak yeniden delil toplayıp, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1542, K. 2008/6898, 20 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama