KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1560 E., 2008/6901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davaya asli müdahil olarak katılan ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar,davacılardan ... adına kayıtlı bulunan aracını haricen diğer davacı ...’e sattığını, satış sırasında ...’ya birde vekaletname verildiğini, davacılardan ...’nın da aynı aracı oto pazarında davalıya sattığını,davalının satış bedelini noter sözleşmesi sırasında ödeyeceğini söylediğini,noterde sözleşme yapılırken davalının kendilerine altın ve dolar göstererek sözleşmenin tamamlanmasından sonra sarrafa gidip nakte çevirdikten sonra ödeme yapacağını söylediğini,sözleşme yapıldıktan sonra,
kuyumcuya gittiklerini davalı ve yanındakilerin kendilerini kuyumcuda bırakıp çeşitli bahanelerle ortadan kaybolduklarını ve dolandırıldıklarını, davalının bu konuda sabıkasının bir hayli kabarık olduğunu ileri sürerek satış bedeli olan 8.300 YTL nın tahsiline araç üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,sözleşme sırasında satış bedeli olan 7.800 YTL yi davacılardan ...’ya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davaya asli müdahil olarak katılan aracın yeni maliki ... aracı davalıdan iyiniyetle satın aldığını, konulan tedbirin haksız olduğunu savunarak tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İmdatın açtığı davanın husumet yokluğunda nedeniyle, diğer davacının davasının da ispat edilememesi nedeniyle reddine, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davaya asli müdahil olarak katılan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davacılar hile hukuki sebebine dayanmak suretiyle talepte bulunmuşlardır. Hile (aldatma), bir kimsenin iradesinin gerçek dışında açığa vurulması için ona karşı girişilen eylem ve davranışlar bütünüdür.HUMK 293/5 maddesi hükmünce hata, hile, gabin, cebir ve ikrah ile iradenin sakatlandığı hallerde tanık dinlenebilir.
Nitekim mahkemece de tanık dinlenmiş olup,dinlenen her iki davacı tanıkları ... ve ... birbirlerini doğrulayan beyanlarında noterde satış işlemini tamamlanmasından sonra davalı ve yanındaki 5-6 kişiyle birlikte sarrafa gidildiğini, sarraftayken bir telefon geldiğini arabalarının kaza yaptığını söyleyip,dört kişinin oradan uzaklaştıklarını, sonra bir telefon daha geldiğini,sarrafta kalan iki kişiden birinin alo alo diyerek uzaklaştığını,son kalan kişininde giden bu şahıslara bakmak için ayrıldığını böylece dolandırıldıklarını anladıklarını yeminli beyanlarında ifade etmişlerdir.
Diğer taraftan davaya konu araç davalıya 7.3.2007 günü noter sözleşmesi ile satıldıktan sonra davalının da aynı aracı yine noter sözleşmesi ile 9.3.2007 günü yani iki gün sonra davaya müdahil olarak katılan ...’a satılmış olması,dava dilekçesine ekli iddianame örneklerinden davacının hile iddiasını teyid etmiştir. Hal böyle olunca satışa konu aracın sözleşme tarihi itibarıyle değeri belirlenmeli, talebi aşmamak kaydıyla tespit edilen değere hükmedilmelidir.
Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2) Bozma nedenine göre Asli müdahilin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1560, K. 2008/6901, 20 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama