KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/15865 E., 2009/7784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 100.000 Dolar karşılığından taşınmaz satın aldığını, sözleşme gereğince satıştan vazgeçen davalının bu paranın iki katı olan 200.000 Doları ödemeyi taahhüt ettiği halde ödemediğini, hakkında yapılan icra takibine de itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilinen adresinden ayrılan ve yeni adresi belli olmayan kişinin öncelikle adresi araştırılmalı, buna rağmen adresinin tespit edilememesi halinde, Tebligat Kanununun 35. Maddesi gereğince eski adresine tebligat yapılmalıdır. Bu nedenle davalının yeni adresi araştırılmadan, mahkeme kararının Tebligat Kanununu 35. maddesi gereğince davalının eski adresine tebliğ edilmesi, usulüne uygun bir tebligat olmadığı için geçersizdir. Şu halde davalının temyizi süresinde görülmekle temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Tebligat Kanununun 21. Maddesi ve Tebliğ Nizamnamesinin 28. maddesi gereğince, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen ardeste bulunmaz ise, tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azalarından veyahut zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, beyanı yapan imzadan imtina ederse, bu ciheti şerh ve kendi imzasıyla tasdik etmesi lazımdır.
Olayımızda dava dilekçesinin bu şekle uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği, anlaşılmaktadır.
Bu nedenle yapılan tebligat, hüküm ifade etmez. Tebligat yapılmadan davaya devam olunarak hüküm kurulması da usule aykırıdır.
Mahkeme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/15865, K. 2009/7784, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama