KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1779 E., 2008/7713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1997 yılında bir ulusal TV kanalında gördüğü ...
Belediyesinin öncülüğü ve güvencesi ile yapıldığını öğrendiği devre mülklerden almak için belediye yetkilileri ile görüştüğünü, yetkililerin bilgi verip işin teminatı olduklarını söylediklerini, 20.10.1997 tarihinde, belediyenin 6.3.1996 tarihli temsilci tayin belgesi ile yetkili kıldığı kişi ile sözleşme düzenleyerek devre mülk satın aldığını, satış bedelini tamamen ödediğini, sözleşme eki taahhütname gereğince 30 ayda teslim kararlaştırıldığı halde belediye ile belediye şirketi olan ...
Tur. Ltd. Şti. arasındaki ihtilaf nedeniyle açılan dava sonunda devre mülklerin yıkımına karar verildiğini, artık teslimin imkansız olduğunu, davalıların sözleşme konusu devre mülkün teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı zararlardan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek ödediği 499.00 YTL satış bedeli, 8800 dolar kullanamamaktan dolayı uğradığı zarar toplamı 12.672.00 YTL nın faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2008/1779-7713
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. 4822 sayılı kanun ile değişik. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23.maddesinin 1.fıkrasında “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı “ belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta temyize konu ... bu dava, taraflar arasında düzenlenen devre mülk satış sözleşmesinin feshi isteğine ilişkin olup devre mülk hakkı kat mülkiyeti kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir haktır.Taşınmazın aynına taalluk etmekte olup, bu kabil satışların resmi şekilde yapılması gerekir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi için geçerli bir sözleşme olması gerekir. Sözleşme resmi şekilde yapılmamıştır.
Bu nedenle 4822 sayılı kanun ile değişik, 4077 sayılı kanundan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur. Dava Borçlar Kanunun Genel Hükümlerine göre açılmış sözleşmenin iptali ve geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen paranın tahsili, tazminat isteğine ilişkindir. Öyle ise taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli değildir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenip tarafların delilleri toplanarak hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1779, K. 2008/7713, 3 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama