KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1980 E., 2008/7345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...'ın yüklenici, diğer davalıların arsa sahibi olduklarını, davalı yüklenici ...'ın kendi hissesine düşen (2) numaralı daireyi 8.12.2000 tarihli noter satış vaadi sözleşmesiyle kendisine sattığını, inşaatın %60 seviyesinde kalması nedeniyle tapu devir işleminin gerçekleşmediğini ileri sürerek anılan dairenin tapu kaydının iptali ile adına tesciline bu talebinin kabul edilmemesi halinde 15.000.000.000 TL tazminatın reeskont faiziyle birlikte ...'tan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı arsa sahipleri davanın reddine dilemişler, diğer davalı ... savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının satış bedeli olarak ödediği 4.000.000.000 TL'nın denkleştirici adalet ilkelerine göre yapılan hesaplama sonucu 7.700.00 YTL'na ulaştığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 7.700. YTL'nın davalı ...'tan tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalılardan Vasıf Traş arasında noter huzurunda düzenlenmiş bulunan 8.12.2000 tarihli (2) numaralı dairenin satışına ilişkin olarak düzenlenen sözleşme resmi şekilde düzenlendiği için geçerlidir.
Bir an için resmi şekilde düzenlenmeyip adi şekilde düzenlendiği kabul edilse dahi, davalı yüklenicinin diğer davalılarla aralarında düzenledikleri 16.7.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hissesine düşen daireyi davacıya satmış bulunduğu anlaşıldığından alacağın temliki hükümlerine göre (B.K 162 md.) de yapılan bu tür sözleşmeler geçerlidir.
Davacı, tapuda devir işleminin gerçekleştirilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğüne göre satılan dairenin dava tarihi itibariyle tespit edilecek raiç değerini ister.
Davacının bilirkişi raporuna verdiği 29.9.2003 tarihli itiraz dilekçesindeki "satış bedelinin ödendiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında banka faizi, döviz kuru, taşımaz fiyatındaki artışlar dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır." şeklindeki beyanı ve 14.6.2007 günlü oturumdaki "taşınmazın alımı karşılığında ödediğimiz bedelin dava tarihindeki karşılığı olarak talep ediyoruz." şeklindeki beyanı denkleştirici adalet ilkelerine göre ödediği paranın ulaştığı değerinin istenilmesi şeklinde yorumlanamaz.
Hal böyle olunca anılan dairenin dava tarihindeki raice göre belirlenen değerine hükmedilmesi gerekirken denkleştirici adalet ilkelerine göre hesaplanan miktara hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1980, K. 2008/7345, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama