KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2196 E., 2008/9776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının tarımsal sulama abonesi olduğunu, 170 parsel nolu taşınmaza ektiği pamuk ürününün voltaj düşüklüğü ve elektrik kesintileri nedeniyle yeterince sulanamaması sonucu %90 pamukta verim kaybı olduğunu, zararının delil tespiti ile belirlendiğini ileri sürerek, zararına karşılık, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 15.000.000.000 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş ve bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davayı açarken yaptırdığı delil tespiti sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmaları nedeni ile tarlada ekili pamuk ürününü yeterince sulayamadığından bahisle tazminat talebinde bulunmuştur. Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/18 değişik iş esaslı delil tespiti dosyasında 22.9.2004 tarihli ... mühendisi tarafından düzenlenen raporda davacının uğradığı zarar 87.443.500.000 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Davalının itirazı üzerine mahkemece kesif sonucu, ... mühendisi tarafından hazırlanan 28.3.2006 tarihli raporunda davacının dava konusu parselde oluşan zararının 87.443.500.000 TL olarak hesaplandığı, davalının itirazı üzerine ... Üniversitesinden ... mühedisi ... ... tarafından hazırlanan 19.6.2006 tarihli raporda davacının oluşan zararı 27.713.217.600 TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporu binimsenmek suretiyle ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve Dairemizce, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından yaptırılan delil tesipiti sonrası düzenlenen, davacı tarafça itiraza uğramayan
tespit raporundaki veri ve değerlerin üzerine çıkılarak haseplama yapıldığı bu rapora dayanılarak hüküm kurulmakla da telebin aşıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, ... mühedisi ... ...'dan 24.2.2007 tarihli ek rapor alınmış, davacının zararı 15.029.340.000 TL olarak hesaplanmış, taraflar hesaplamalarda hata yapıldığını ileri sürerek itirazları doğrultusunda yeniden hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmadan, tazminat hesabı yönünden bilirkişi raporlarının talebi karşılamaktan uzak ve yetersiz olduğu, yeniden rapor alınmasının fayda sağlamayacağı gerekçesi ile resen hesaplama yapılarak davacının davalıdan talep edebileceği bir zararı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmakla orada açıklanan biçimde araştırma ve inceleme yapılması ve gene orada benimsenen hukuki eseslar uyarınca karar verilmesi konusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Olayda, mahkemece önce bozmaya uyulduğu halde az önce açıklanan hukuki esaslara aykırı olarak karar verilmiştir.
HUMK'nun 275. ve devamı maddelerinde "bilirkişilik" müessesi düzenlenmiş olup, anılan 275. maddede, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286.maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor çelişkili ise, mahkeme HUMK'nun 283. maddesi hükmüne dayalı olarak,
bilirkişiden açıklama yada ek rapor isteyebileceği gibi 284. maddesi hükmüne dayalı olarak ... bir bilirkişi heyeti oluşturularak ... bir rapor alınabilir.
Tamamen teknik bir konu olan zarar hesabı ile ilgili bu davanın, hakimin hukuki bilgisi ile çözülecek davalardan olmadığı, ayrıca dosayada aldırılan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekirken, kendisinin bilirkişi yerine geçerek resen yaptığı hesaplama sonucu hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2196, K. 2008/9776, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama