KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/22 E., 2008/6383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'a ait .... Plaka sayılı aracı noterde düzenlenen 26.12.2000 tarihli kati satış senedi ile vekili olan diğer davalıdan hasarlı olarak satın aldığını, hasarını gidermek için 7.500.000.000 TL masraf yaptığını, vergi borcu olarak 811.000.000 TL garaj ücreti olarak 600.000.000 TL, üzerindeki rehnin kaldırılması için 34.000.000 TL araç bedeli olarak da 6.419.000.000 TL ödeme yaptığını, ancak aracın ... 'ın borcundan dolayı muvazaalı olarak haczettirildiğini, açtığı istihkak davasının da aleyhine sonuçlandığını, noterde satışı gerçekleştiren ....'ın vekillikten azledildiği halde bu satışı yaptığı için sorumlu olduğunu, ileri sürerek, toplam 18.487.000.000 TL'nin müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ..., aracını satması için diğer davalıya vekaletname verdiğini, ancak haber alamadığı için azil ettiğini ve bu durumun trafik siciline bildirildiğini, herhangi bir satış bedeli almadığını, diğer ödeme iddialarının da doğru olmadığını, aracın tamiri için yaptığı gerçek masrafı isteyebileceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı ...'a ait aracı noterde yapılan sözleşme ile satın aldığı, satış sırasında vergi dairesince bir engel çıkarılmadığından iyiniyetli oldğuu, trafikteki kayıt maliki olan ... 'ın borcu nedeniyle haczedilerek aracın davacının elinden alındığını, bu nedenle doğan zarardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 7.771.07 YTL asıl alacak ile 3.983.64 YTL faizin davalılardan tahsiline karar verimiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalı ... 'ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı davalı ...'ın kayden maliki olduğu aracı vekili olan diğer davalıdan noterde düzenlenen kati satış sözleşmesi ile satın aldığını, ancak davalıların üçüncü kişiye muvazaalı olarak borçlanması nedeniyle aracın haczen elinden alındığını ileri sürerek, ödediği para ve yaptığı diğer masrafların tahsili için eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamından, davalı ...'ın maliki olduğu aracın satışı için diğer davalı ...'ya 8.11.2002 tarihinde vekaletname vermiş ise de, 13.12.2002 tarihinde vekaletten azil ettiği ve aynı gün bu hususun hem ....'ya tebliğinin talep edildiği gibi, azil hususunun trafik tescil memurluğuna da bildirildiği, tebligatın ....'a yapılamadığı, bu arada aracın vekil olan ....'dan 26.12.2002 tarihinde satın alındığı,
ancak aracın trafikteki kaydının ... adına kalmasından dolayı ve ...'in borcu nedeniyle aracın üçüncü kişilerce 6.2.2003 tarihinde haciz edildiği davacının hacze itiraz etitği ve Turgutlu İcra Tetkik Merci Hakimliğinin 2003/21 Esas sayısında görülen davada ... 'a karşı istihkak iddiasında bulunduğu, açtığı bu davanın red edilerek kesinleştiği anlaşıldığı gibi, bu hususlar taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dar yetkili icra tetkik merci hakimliğince verilen kararlar genel mahkemeler yönünden bağlayıcı olmaz ise de bunun istisnalarından biri İ.İ.K'nun 96 ve devamı maddeleri gereğince açılıp sonuçlandırılan istihkak davalarıdır. İ.İ.K'nun 96. maddesi hükmü gereğince hakimin genel hükümlere göre inceleme yaparak davanın reddine ilişkin verdiği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm ise kamu düzeni ile ilgili olup, her zaman re'sen gözetilir. Bu davada husumetin vekil olan ....'ya da yöneltilmiş olması ... yönünden kesin hükme etki etmez. Mahkemece ... yönünden kesin hüküm 2008/22-6383
bulunudğunun gözetilmemesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, araç maliki olan ..., vekili olan diğer davalıyı daha önce azil etmiş olup, azil hususunu trafik tescil memurluğuna bildirdiğine göre, bu tarihten sonra yetkisiz kişinin yaptığı satış mülkiyeti nakletmez, davacı ...'e para ödediğini de kanıtlayamamış olup, aracın trafik kaydını incelemeden aracı satın aldığı için kendi kusurunun sonuçlarına katlanması zorunludur.
Böyle olunca mahkemece davalı ... yönünden kesin hükmün varlığı da gözetilerek araç bedeli ile ilgili takibin reddine davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve davalı ...'in sebepsiz zenginleşmesine yol açacak olan, noter masrafı dışındaki aracın tamir bedeli araç ile ilgili ödenen vergi ve cezalar ile davacının ödediği garaj ücretlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/22, K. 2008/6383, 8 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama