KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2325 E., 2008/8029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla9
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının dava dışı ...’in kredili satış sözleşmesinde kefil olduğundan bahisle ödenmeyen borç için aleyhine icra takibi yaptığını, oysa sözleşmede imzasının bulunmadığı gibi, haciz tehdidi ile ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 1.367 YTL.nin ödeme tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının takip sırasındaki hacizde borcu kabul ettiğini ve ödediğini, bu nedenle talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, davacı aleyhine yaptığı icra takibi sırasında 10.4.2003 tarihli haciz tutanağında davacının, “ ben bu borcu kabul ediyorum, maaşımın haciz edilmesine muvafakat ediyorum “ şeklindeki beyanı icra baskısı ve haciz tehdidi altında alınmış olup, davacının bu kabulü kendisini bağlamaz. Bu itibarla davacının borcu kabullendiğini söylemek mümkün değildir. Öte yandan davacının başlangıcından itibaren takibe konu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği de anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının haciz esnasındaki kabul beyanının bağlayıcı sonuç doğurmayacağı benimsenerek işin esasına girilerek hasıl 2008/2325-8029
olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davacının haciz sırasındaki borcu kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2325, K. 2008/8029, 9 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama