KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2515 E., 2008/9207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... Türk'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar ,murisleri ... 17.1.2006 tarihinde 105.000 YTL bedelli konut kredisi kullandığını,murislerinin 18.9.2006 tarihide vefat ettiğini,konut kredisi sözleşmesi yapılırken kredi kullanan murislerine hayat sigortası yerine ferdi kaza sigortası yapıldığını,hayat sigortası yapılmasının sözleşmenin emredici hükümlerinden olduğunu,hayat sigortasının davalı banka tarafından yapılmaması sonucunda zarara uğradıklarını ileri sürerek 105000 YTL zararlarının ve şimdiye kadar ödedikleri bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın redddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmune yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatıl amaclı tasınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tuzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldıgının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki islemin olması gerekir. Somut olayda davalı ... A.ş nın davalıya anılan yasanın 3/c ve 10. maddeleri kapsamında konut kredisi kullandırdığı, uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi veya tüketici davalarına bakmaya yetkili mahkeme varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya tüketici mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir. Bu yönlerin gözden kaçırılması bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2515, K. 2008/9207, 2 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama