KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2522 E., 2008/4452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir.
Davacı taşeron vekili, dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ... İnşaat ve Sanayi A.Ş. arasında imzalanan 22.12.2004 tarihli sözleşme ile Moskova'da bulunan 5 ... 'in 19. 28. 29. 33 ve 34. katları inşaat, mimari, dekorasyon, mobilya, dekoratif aydınlatma ve kapı işlerinin yapımını yüklenici sıfatı ile davalının üstlendiğini ve davalının aynı işler için davacı ile 04.01.2005 tarihli taşeron sözleşmesi imzaladığını, bu ... için davalıdan alınan avans karşılığı ...
A.Ş.'nin 03.02.2005 tarih, 852-GE-12 referans numaralı 142.246 USD bedelli avans teminat mektubunun davalıya sunulduğunu, taşeron sözleşmesi ile üstlenilen edimler sözleşmeye uygun ve eksiksiz olarak ifa edilerek, ifa edilmiş olan edimlere karşılık muhtelif faturaların düzenlendiği,
alınan avansın üzerinde ... yapan davacının cari hesapta yükleniciden alacaklı duruma geçtiğini, banka teminat mektubunda kararlaştırılan risk ortadan kalktığı halde davalının avans teminat mektubunu iade etmeyerek nakde çevirmek istediğini, bu nedenle teminat mektubu vadesinin 3 ay uzatılması zorunda kalındığını, mektubun paraya çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı alındığını ileri sürerek., tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına, avans teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ve davacı şirkete iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının 04.01.2005 tarihli protokol ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, davacının vermiş olduğu tüm faturalara karşılık 412.687,36 YTL ödeme yapılmış olup davacının da toplam 301.689,24 YTL tutarındaki çeşitli işleri sözleşmeye aykırı kalite ve işçilikte, ayıplı ve eksik olarak ifa ettiğini, davalının davacıdan 110.998,12 YTL alacaklı duruma geçtiğini, davacının cari hesapta davalıdan 104.336,87 YTL alacaklı duruma geçtiğine dair beyanlarının gerçeğe uygun olmadığını, davacının yüklendiği işlerden işçilik ve malzemede ve özellikle ahşap imalatlarında kalite eksikliği yaşandığını,
mektup süresinin uzatılmasının davalı şirketin alacaklı olduğununun en önemli göstergesi olduğunu, ... ile davalı arasında imzalanan ek protokolden anlaşılacağı üzere davalının ...'dan tahsil edeceği sözleşme bedeli 580.107 ABD Dolarından 445.505,56 ABD dolarına indirildiğinden davalının zararı olduğunu ileri sürerek davanın reddini, davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu ... nedeniyle davacı defter kayıtlarına göre davacının 164.554,58 YTL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre de davacının 110.998,12 YTL borçlu bulunduğu, davadan sonra düzenlenen 02.11.2005 tarihli 275.082,14 YTL bedelli fatura davacı kayıtlarında yer almış ise de davalı kayıtlarında yer almadığı, fatura konusu işin yapıldığının kanıtlanması gerektiği, faturanın bu dava açısından alacağın varlığını kanıtlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle dava konusu avans teminat mektubunun karar tarihinden sonra ihtiyati tedbir kararının kalkması ile 13.06.2006 tarihinde davalı yüklenici tarafından nakde çevrilmesi olgusunun bozma sonrasında yapılacak yargılama sırasında mahkemesince değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... Mimarlık İnş. ve Tic, A.Ş. 22.12.2004 tarihli sözleşme ile ... İnş. ve San. A.Ş.'nin ...'da yaptığı otel inşaatının bir bölümünün dekorasyon, mobilya imalatı, dekoratif aydınlatma ve kapı işlerinin yapımını üstlenmiş, üstlendiği bu işler için davacı ...Ş. ile 04.01.2005 tarihli protokol-taşeronluk sözleşmesi akdetmiştir.
Taşeronluk sözleşmesine göre ..., ... ile arasında imzalanan ve bu protokolün eki olan sözleşme uyarınca ... tarafından yapılacak ödemeler, ödemelerin yapıldığı tarihte hiç bir kesinti yapılmaksızın aynen ve derhal Alternatif hesabına yatırılacak, ... tarafından ...'ya verilen teminatlar ile aynı miktar ve aynı süreli teminatlar Alternatif tarafından ...'e verilecek, ...'in teminat mektuplarının iade edildiği tarihte Alternatif'in ...'e verdiği teminat mektupları da iade edilecektir.
Taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine göre ... A.Ş. ... ile yaptığı 22.12.2004 tarihli sözleşmeye konu işle ilgili aldığı 142.246
Avans teminat mektuplarındaki banka garantisi müteahhide verilen avansların iadesi ile ilgilidir. Avans teminat mektubu inşaata başlamadan veya işe başlamakla beraber henüz ihzarat ve imalat meydana getirmeden ... sahibi tarafından yükleniciye peşin verilen bir miktar paranın karşılık ve teminatını teşkil eder. Çoğu zaman verilen avans yüklenicinin ara hakedişlerinden kesilerek kapatıldığından eser ikmal ve teslim edilmediği halde ... sahibi tarafından avans teminat mektubu derhal serbest bırakılır. Avans teminat mektubunun ... sahibinin diğer alacaklarını karşılamak fonksiyonu bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı taşeron tarafından davalı yükleniciye verilen avans teminat mektubunun tutarı 142.246 USD olup (Türk parası karşılığı 181.347,30 YTL olarak 04.02.2005 ve 09.02.2005 tarihlerinde taşeron Alternatif A.Ş.'ye havale edilmiştir.) davalının cevap layihasındaki kabulüne göre davacının yapmış olduğu ... tutarı 301.689,24 TL olduğundan ve alınan avans tutarının üzerinde ... yapıldığı anlaşıldığından avans teminat mektuplarının niteliği ve işlevi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/2522, K. 2008/4452, 2 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama