KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2546 E., 2008/5782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davlılardan ... ve ...’a vekaleten dava dışı ...
Belediyesine karşı İdare Mahkemesinde dava açtığını, aleyhte çıkan kararı temyiz ettiğini ve Danıştayca bozulduğunu, bunun üzerine anılan belediyenin bir kısım belgelerin ikmali halinde talep edilen ve idare mahkemesi davasına konu edilen arsanın tahsis edileceğini bildirdiğini, bu bildirimden sonra aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan arsa bedelinin %20 si olan ücret alacağının ödenmesini istediğini, davalıların kendisini oyaladıklarını, daha sonra müvekkillerinin yakınları olan diğer davalılar ..., ... ve ...’nin bürosunu bastıklarını, kendisine hakaret ettiklerini ve dava dosyasını kaçırdıklarını,
ertesi günde müvekkilleri olan diğer davalıların kendisini azlettiklerini, davacıların toplam 250.000.000 TL ücret ödediklerini,halbuki davanın kaybedilmesi halinde 250.000.000 TL ödeneceğini, bürosundan dosyayı kaçıran ve kendisine hakaret eden diğer davalıların ceza mahkemesinde mahkum olduklarını ileri sürerek 16.000.000.000 TL vekalet ücreti alacağının, 10.000.000.000 TL da manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının dava dışı belediyenin talep ettiği belgeleri teslim etmediğini, dava açma yolunu seçtiğini, gereksiz dava açtığını,işi sürüncemede bıraktığını,aralarında yazılı sözleşme bulunmadığını, ödenmesi gereken vekalet ücreti alacağının fazlasıyla ödendiğini, azlin haklı olduğunu,manevi tazminat isteminin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davcının belediye yetkilileriyle görüşüp, istenen eksik evrakları ikmal etmeden idare mahkemesinde dava açtığı, açılan bu davanın arsa tahsisine etkisinin görülmediği ve aleyhte sonuçlandığı, davalı yanca istenen eksik evrakların tamamlanmasından sonra dava dışı belediyenin tahsis işlemini gerçekleştirdiği, azlin haklı olduğu gerekçe gösterilerek maddi tazminat isteğinin reddine, manevi tazminat yönünden de sözleşmenin tarafı olmayan davalılardan ..., ... ve ...’in eylemlerine davalılardan ... ve ...’nin katkılarının bulunmadığı,
dava tarihi itibariyle Baro Hakem Heyetinde açılan davanın ilgili hakem heyetince davalılardan ...,... ve ... yönünden görevsizlik kararı verildiği,davacının HUMK 193 maddesi doğrultusunda işlem yapmadığı gerekçe gösterilerek manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiş; hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Davacı bu davasını henüz Anayasa Mahkemesi’nin Baro Hakem Kurularının kuruluşuna dair 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı yasanın 80 maddesi ile değiştirilen 167/1 maddesini iptal etmesinden önce 6.5.2002 tarihinde ...
Baro Hakem Kurulunda açmış olup, ilgili hakem kurulunca da 19.12.2002 tarihinde davacı ile aralarında vekalet ve sözleşme ilişkisi bulunmayan davalılardan ..., ... ve ... hakkında görevsizlik kararı verilip, bu görevsizlik kararının gerekçesi yazılmış olmasına rağmen karar taraflara tebliğe çıkarılmamış ve usulün 193 maddesinin öngördüğü şartlar yerine getirilmemiştir.
Hal böyle olunca anılan davalılar yönünden usulünce takip edilip, yürütülmüş bir davanın varlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece, adı geçen davalılar yönünden karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacı aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın redine karar verilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2546, K. 2008/5782, 29 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama