KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3947 E., 2008/9681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan arsa tahsis sözleşmesi gereği davalıya 7.200,00 YTL ödediğini, ancak tapunun verilmediğini ileri sürerek fazlasını saklı tutup arsanın bugünkü değeri için 120.000,00 YTL nin faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 158.000,00 YTL ye çıkarmıştır.
Davalı, zamanaşımının dolduğunu, harici sözleşmenin geçersiz olduğunu ancak verdiğini geri isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, harici sözleşme geçersiz ise de hazine adına kayıtlı taşınmazın yasa ve yönetmelik gereği temlik edilebileceğine dayanılarak davanın kabulüne 158.582,60 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmiş;hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, harici arsa tahsis sözleşmesi gereği 7.200,00 YTL ödediği taşınmazın devrinin yapılmadığını ileri sürerek rayiç değerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır.Dava konusu taşınmazın hazine adına tapulu olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki sözleşme resmi biçimde yapılmayıp haricen düzenlendiği için geçersizdir (MK.634, BK 213, Tapu Kanunu 26 md.). Bu durumda davacı, ancak bu geçersiz sözleşme nedeniyle davalıya verdiğini haksız iktisap kuralları uyarınca geri isteyebilir.
Davacının 1997 yılında 7.200,00 YTL ödediği sabittir. B u para , davalının mal varlığına ödeme tarihindeki alım gücü itibari ile girip kalmıştır. İadenin kapsamını belirlemede geçersiz sözleşmenin artık ifa edilemeyeceğinin öğrenildiği tarih önem taşımaktadır. İade hakkını kullanmakta geciken alacaklı da kendi kusuru ile artan
2008/3947-9681
zararını iade borçlusundan isteyemez. Bu durumda mahkemece satım bedellerinin ödeme tarihleri belirlenip bunların davacı tarafça edimin ifa edilemeyeceğinin öğrenildiği tarihin saptanarak yapılan ödemelerin bu tarih itibarı ile ulaşacağı alım gücünün (enflasyon Tüketici Eşya Fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs) ortalamaları alınmak suretiyle bulunması gerekmektedir.Mahkemece az yukarıda açkılanan hususlar ışığında bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3947, K. 2008/9681, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama