KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/397 E., 2008/3637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
T.Vakıflar Bankası T.A.O. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.10.2006 tarih ve 308-330 sayılı hükmün Dairenin 7.11.2007 tarih ve 10026-13051 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ile yapılan bankomat kredi sözleşmesinin garantörü olan davalının ödenmeyen borç için yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kefil olduğu miktarın 1 000 000 000 Tl civarında bir rakam olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 1 000 000 000 TL üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizin 7.11.2007 gün 10026 esas-13051 sayılı ilamı ile onanmış; davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle bozmaya ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kredi borcunun garantörü olan davalının ödenmeyen borç için yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, hesap kat ihtarının davalıya tebliğ edilmediği gerekçe gösterilerek inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş bulunması yasal
koşullardan değildir.İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Ayrıca; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde mahkemece kabul edilen asıl alacak üzerinden icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/397, K. 2008/3637, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama