KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4144 E., 2008/9566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,emlak komisyoncusu olan davalı aracılığı ile dava dışı taşınmaz malikinden bir daire satın almak istediğini,bu nedenle davalıya 6.000 USD kaparo ödediğini,taşınmaz sahibinin satıştan vazgeçtiğini,ödediği kaporanın tahsili için davalıya karşı takip başlattığını,davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,aldığı parayı aracılık hizmetine mahsup ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bozmaya uyulduktan sonra bu kez asıl alacak yönünden davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş;hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazının incelenmesinde; İ.İ.K.nun 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması gerekir. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması gerekli değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4144, K. 2008/9566, 8 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama