KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4385 E., 2008/7441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2008
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile 1-... 2-...'a velayeten ... aralarındaki dava hakkında Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.9.2006 gün ve 141-214 sayılı hükmün Dairemizin 10.10.2007 tarih ve 7466-11909 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalılar ile müşterek murisleri olan eşinin, sağlığında 30.4.1992 tarihli belge ile kendisinden 3 000 000 000 TL borç para aldığını ve bunu en geç 30.4.1995 tarihinde geçerli olan banka faizlerini ekleyerek ödemeyi kabul ettiğini, ancak ödemediğini,yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Davalılar, babaları olan murislerinin davacıdan borç para almadığını, boş kağıdın doldurularak murisin borçlu gösteriliğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, imzanın murise ait olduğunun tespitine dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiş; karar Dairemizin 10.10.2007 gün 466/11909 sayılı ilamı ile aynı zamanda mirasçı olan tarafların payının düşülmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bu kez taraflar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmamasına göre tarafların sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Davacı, davalılarla ortak murisleri olan ... tarafından 30.4.1992 tarihli belge ile borç olarak alınan 3 000 000 000 TL nin en geç 30.4.1995 tarihinde geçerli olan banka faizleri eklenmek suretiyle ödenmesinin kabul edildiğini, ancak ödenmediğini savunarak eldeki davayı açmıştır. Belgedeki imzanın murise ait olduğu bilirkişi raporu ile sabittir.Muris tarafından bu belgeye yönelik olarak sağlığında açılan dava henüz cebri icra yoluna gidilmediği gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davacının icra takibi yaparken 3 000 000 000 TL asıl alacak, 37 000 000 000 TL işlemiş faizi ile 40 000 000 000 TL asıl alacak üzerinden kendi payını düşmek suretiyle 30 000 000 000 TL üzerinden takip yaptığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu hususun daha önce yapılan temyiz incelemesinde zuhulen gözden kaçırılmış olduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacının bu konudaki karar düzeltme talebinin HUMK 440 maddesi hükmü uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
3- Davalılar, davacı tarafından takibe konan 37 000 000 000 TL işlemiş faiz tutarının bilirkişi raporu ile tespitinin gerektiğine yönelik taleplerde bulunmuşlarsa da mahkemece bu hususun araştırılmadığı görülmektedir. Davacının da bu faizi ne şekilde hesapladığına ilişkin bir açıklaması bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece , davacının sözleşme gereği talep edebileceği faiz miktarının taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişiden alınacak rapor ile tespiti ve davacının payının düşülmesi suretiyle hesaplanacak miktara hükmedilmesi gerekirken bu konuda araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hususun da daha önce yapılan temyiz incelemesinde zuhulen gözden kaçırılmış olduğu anlaşıldığından, davalıların bu konudaki karar düzeltme taleplerinin HUMK 440 maddesi hükmü uyarınca kabulüne, mahkeme kararının bu şekilde bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4385, K. 2008/7441, 29 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama