KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4658 E., 2008/12419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, akaryakıt satışı için davalı ile 18.11.2004 tarihli sözleşme yaptığını, sözleşme yapıldığı tarihte petrol ürünlerinde fiyat farkı uygulanmaması gerekirken 5.5.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince fiyat farkı ödenmesi uygulamasının benimsendiğini, bu nedenle Kuruma 28.8.2005 tarihinde başvuru yaptığını, Kurumun talebini reddettiğini belirterek 320.000 YTL fiyat farkının ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede ve şartnamede fiyat farkı verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,bilirkişi incelemesi yaptırılmış , 5.5.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince ,davacı şirketin davalı kurumdan fiyat farkı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Taraflar arasında 18.11.2004 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme süresinin bir yıl olduğu anlaşıldığı gibi bu husus tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği konusundadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 15/2-c fıkrasının ikinci bendi “Fiyat farkı hesaplanan malların fiyatlarının serbest bırakılması veya fiyat artış oranlarının sözleşmeyi devam ettirmeyi imkansız hale getirmesi halinde; sözleşmede bulunan fiyat farkı verilmesine ilişkin düzenlemeler geçersiz olacaktır.”düzenlemesi içermektedir.
Anayasamızın 48 ve BK. 19Maddeleri gereğince hukukumuzda akit serbestisi vardır. Taraflar, yasaya, ahlaka ve adaba aykırı olmadıkça istedikleri konuda sözleşme yapabilecekleri gibi, sözleşmeye de istedikleri hükümleri koyabilir. Akit serbestisinin sonucu olarak taraflara sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini de yerine getirmelidir. Bu nedenle kural olarak davacı satıcı sözleşmenin yukarıya alınan hükümleri doğrultusunda fiyat farkı isteyemez.
Ancak 5.5.2005 tarihli resmi gazetede yayımlanan ve yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararnamesi Petrol ürünleri için satıcıya fiyat farkı ödenmesini kabul etmiştir. Bu bağlamda 24.11.1986 tarihli ve 1986/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davacı 5.5.2005 tarihinden önce teslim ettiği kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyemezse de, kararnamenin yürürlüğünden sonraki dönemde teslim edilen kalorifer yakıtı için fiyat farkı isteyebilir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde, davacı sadece 5.5.2005 tarihinden sonraki dönemde teslim edilen akaryakıt için fiyat farkı talep edebileceğinden ,mahkemece aksi düşüncelerle davacının 5.5.2005 tarihinden önceki dönemde teslim ettiği akaryakıt için de fiyat farkının bilirkişilerce hesaplanması ve davacının tüm talebinin kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4658, K. 2008/12419, 27 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama