KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4971 E., 2008/12705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının icra takipleri ve buna bağlı icra ceza ve icra tetkik merciinde görülen davaları için 28.5.1999 tarihinde vekaletname aldığını, aralarında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını, görevine devam ederken ücret talebi üzerine 27.9.2004 tarihinde haksız olarak azledildiğini bildirerek ücret alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davacının şirketin ortaklarından birinin daha vekili olduğunu, icra dosyalarından tahsil ettiği paralarla ilgili hesap vermemesi nedeniyle ortak tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, bu yüzden şirketin vekili olması nedeniyle ... eksikliği oluştuğunu, ayrıca davacının herhangi bir tahsilatta bulunmadığını, görevini özenle yerine getirmediğini, azlin haklı olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair,davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalının avukatı olarak yazılı sözleşme yapılmaksızın vekilliğini üstlendiği, davalı şirketin alacakları için icra takipleri başlattığı, icra ceza, icra tetkik merciindeki davaları açtığı, icra takiplerinde henüz bir tahsilat yapılamadığı, davacının ücret talebini müteakip azledildiği, ücret alacağı için iki ayrı takip yaparak 6000 YTL ve 9000 YTL ücret alacağının KDV si ile birlikte tahsili için icra takibi başlattığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve takip edilen dosyaların kapsamına göre 5043 sayılı yasayla değişik Avukatlık Kanunun 164/4. maddesi uyarınca, takibe konu alacak miktarları toplamının % 10 u oranında ücreti vekalet hesaplandığı, buna göre ... İcra müdürlüğünün 2006/3536 sayılı takip dosyasında 4.204 YTL, ...
İcra Müdürlüğünün 2006/7860 sayılı takip dosyası bakımından 4.881 YTL alacağının bulunduğu hesaplanmış, mahkemece azlin haksız olduğu da tesbit edilerek bu bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece Avukatlık Kanununun 164/4.maddesine göre azil tarihi itibarıyla %10 ila 20 oranında tesbit edilecek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, icra takipleri bakımından karşı yan ücreti vekaletlerine ilişkin davacı talebi yönünden tahsilat olmaması nedeniyle bu talep bakımından istemin reddine karar verilmiştir. Avukatlık Kanunun 164/5 maddesi hükmüne göre dava sonunda kararla tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin tamamı avukata aittir.
Davacının haksız olarak azledilmesi ile hukuki yardım sona erdiğinden, bu icra takiplerinin davacı yönünden tahsili artık mümkün değildir. Buna göre takip edilen icra dosyaları bakımından tahsil edilebilir aşamaya gelmiş olanlar için takip tarihindeki AAÜT’ne göre hesaplanacak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin toplamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
3-Davacı tarafından takip edilen ... icra Müdürlüğü 2004/7520 sayılı dosyasında da haksız azil nedeniyle takip ve tahsil yapma imkanı ortadan kalktığından bu dosya bakımından da azil tarihinde tahsil edilebilir aşamada ise AAÜT’ne göre karşı yana yüklenecek ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken azil tarihinden sonra takibin sulh ile sonuçlanması nedeniyle karşı yandan tahsil edilecek ücreti vekaletin verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4971, K. 2008/12705, 30 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama