KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5033 E., 2008/12405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhit tarafından inşa edilen binadaki 1 numaralı daireyi davalıdan satın aldığını, 15.10.2001 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılan daire için 15.000 YTL bedel ödemesinin kararlaştırıldığını, 2400 YTL'nı senet alarak kalan miktarı ise nakit olarak davalıya ödediğini, ancak davalının daireyi Haziran 2002 tarihinde ve eksik olarak teslim edebildiğini, bu nedenle 2400 YTL senet bedelini ödemeyip yerine 400 YTL bedelli çek verdiğini, eksik işlerin tamamlandığında geç teslimden kaynaklanan miktar düşüldükten sonra bakiye senet bedelinin ödenmesini kararlaştırdıklarını, ne var ki,
davalının eksik işleri tamamlamaması nedeniyle kendisinin 900 YTL harcama yaptığını ve davalıya 500 ... Doları ödenmesi karşılığında senedin iadesinin kararlaştırılmasına rağmen davalının 2400 YTL miktarlı senedi icra takibine koyduğunu ileri sürerek, davalıya olan borcunun 500 dolar karşılığı 820 YTL olarak tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin ... ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu,
2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin usuli bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gereklidir. Bu durumda uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir.
Bu itibarla mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5033, K. 2008/12405, 27 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama