KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5152 E., 2008/12917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, profesyonel futbolcu olduğunu, 2002-2003 futbol sezonu için davalı kulüpte oynamak için davalı ile 31.5.2002 ve 25.6.2002 günlü sözleşmeleri yaptıklarını, davalının ücret olarak ödemesi gereken son iki senet bedelini ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı kulüp, 7.8.2002 tarihli tip sözleşme dışındaki protokollerin geçersiz olduğunu, uyuşmazlığın futbol Federasyonu Tahkim Kurulunun görev alanına girdiğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davasında ise, davacı-karşı davalı futbolcunun 31.5.2002 tarihli protokolde kararlaştırılan 125.000.00 YTL'nı ödemeden başka bir kulübe transfer olduğunu ileri sürerek 125.000.00 YTL'nın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada davalı ... ... hakkında verilen ilk red kararının kesinleşmesi nedeniyle bu davalı yönünüden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı kulübün itirazının 30.000.00 YTL üzerinden iptalini, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı talebi ile birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı kulübün tüm, davacı-karşı davalı futbolcunun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/5152-12917
2-İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırandaki ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın ... mitarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğnun tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yargılama gerektiğinden bahisle bu kalen istemin reddine karar verilmesi usul ve yasa aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7.maddesi gereğince mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanamasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5152, K. 2008/12917, 3 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama