KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5747 E., 2008/6596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu taşınmazı Ağustos 1999 başlangıç tarihli ve yıllık kira bedeli 4.700,00 YTL olan kira sözleşmesi ile beş yıllığına davalıya kiraya verdiğini, bu sözleşmeden sonra davalının talebi ile kiracının vergi dairesine vergiyi az yatırması için 01.09.1999 başlangıç tarihli ve yıllık kira bedeli 1200,00 YTL olan ikinci bir sözleşme imzaladığını, davalının kira bedellerini ödememesi nedeniyle kira alacağı ve tahliye için dava açtığını ancak bu davada davalının vergi dairesine sunulmak üzere hazırlanan sözleşmeye dayanarak borçlu olmadığını iddia ettiğini, taraf iradelerine uygun olmayan 01.10.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira alacağı ve tahliye talebi ile ilgili Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, aynı konuda yeniden dava açılamayacağını, iptali istenen sözleşme ile ilk sözleşmenin kaldırıldığını, muvazaalı sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaalı imzalanan kira sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı, Sulh Hukuk Mahkemesinde 2003/47 Esas ile, kira sözleşmesine dayanarak kira alacağı ve tahliye davası açmış, davalı anılan dosyada savunma olarak, davacının iptalini istediği kira sözleşmesinin gerçek sözleşme olduğunu, ilk kira sözleşmesi imzalanırken taşınmaza yapılacak masrafları az hesapladıkları için davacı ile anlaşarak taşınmaza yaptıkları masrafları göz önüne alınarak yeni ve düşük bedelli kira sözleşmesi düzenlediklerini savunmuştur.
Bu durumda tarafların ayrı ayrı sundukları kira sözleşmelerinden hangisinin geçerli sözleşme olduğu kira alacağı için açılan davada incelenecektir. Öyle ise davacının ayrıca dava açarak kira sözleşmesinin iptalini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5747, K. 2008/6596, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama