KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5880 E., 2008/6564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahitlerin, dava dışı arsa sahipleriyle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapmayı üsetlendikleri binanın 3 numaralı dairesini davalılardan satın alıp bedelini ödediğini, dairenin zamanında teslim edilmediği gibi eksik olarak inşaa edildiğini ileri sürerek, kira bedeli, eksik işler bedeli, eksik maliyet bedeli toplamı olarak 29.872.00 YTL'nın tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece 3.360.00 YTL eksik ..., 3500 YTL ayıplı ... mesafet farkı ve 18.850 YTL kira bedeli olmak üzere toplam 25.710.00 YTL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacının tüketici olduğu ve uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü tüketici mahkemelerinin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5880, K. 2008/6564, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama