KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6006 E., 2008/11786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında abone sözleşmesi bulunduğunu, davalı yetkililerinin 26.11.2005 tarihinde kaçak su kullanıldığından bahisle tutanak tuttuklarını ve davalının da bir yıllık süre esasına göre hesaplama yapmak suretiyle 134.871YTL borç tahakkuk ettirdiğini, itiraz ettiklerini, bunun üzerine davalının Yönetmelik hükümlerine uyarak 90 gün esasına göre hesaplama yaptığını, borcu 33.256 YTL na indirdiğini ve önceden tahakkuk ettirdiği faturayı da iptal ettiğini, tahakkuk ettirilen bu miktarı ödediklerini, daha sonradan davalının mükerrer olarak aynı döneme ilişkin olarak bakiye 9 aylık dönem için 97.117 YTL lık ikinci bir kaçak faturası daha gönderdiğini ileri sürerek gönderilen faturanın iptaline ve borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, davacının yaptığı tanık ve keşif masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının tanıklar yönünden herhangi bir masraf yapmadığı anlaşıldığından davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalının sonradan tahakkuk ettirdiği faturadan dolayı borçsuzluğun tespitine ve faturanın iptaline karar verilmesini istemiş; mahkemece de davacının talebi aynen kabul edilmiştir. Bu durumda davanın açılmasına neden olan davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6006, K. 2008/11786, 14 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama