İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/6152 K.2008/15792

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve birleşen davada davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine…

Esas2008/6152Karar2008/15792Tarih29 Aralık 2008Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6152 E., 2008/15792 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Aralık 2008
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve birleşen davada davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan ... Turizm Sanayi A.Ş. tarafından işletilen iki yıldızlı “... Oteli”nin, üç yıldızlı otele dönüştürülmesi için gereken işlemlerin yapılması konusunda davalılar ile sözleşme imzaladığını, tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen ücretinin ödenmediğini, daha önce aynı mahkemede açmış olduğu ve 21.3.2002 tarihi itibariyle karara bağlanan 1998/1013 E. sayılı davada alacak talebinin kabul edildiğini, ancak söz konusu davada bir kısım alacaklarını ... bıraktığını belirterek, ... bırakmış olduğu 6.184.140.720 TL bakiye alacağının sözleşme gereğince 2.5.1997 tarihinden itibaren işleyecek %20 oranındaki faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ..., ... ve ..., sözleşmenin şirketle yapılmış olması nedeniyle davada kendilerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalı ... Turizm Sanayi A.Ş. ise, tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilen şirkete karşı dava açılamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiş, davalılardan ... tarafından davalı-karşı davacı ...’a karşı daha önce ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/240 E. sayılı dosyası ile açılmış olup da ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/1013 E. sayılı dosyası ile birleştirilen, takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılan ancak daha sonra yenilenerek 2002/364 E. numarasını alan ve eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen davada da davacı-karşı davalı ..., davalı ...’a 21.10.1996 ile 7.2.1997 tarihleri arasında banka havalesi ile 10.800 Mark ve elden de 2500 Mark olmak üzere toplam 13.700 Mark ödünç verdiğini ileri sürerek, anılan miktarın tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, 2002/339 E. sayılı asıl davada; daha önce açılan 98/1013 E. sayılı ilk davada davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olup kesinleştiği gerekçesiyle, ... bu davada da bu davalılara karşı açılmış olan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı şirketin 4.8.2000 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle, dava tarihi itibariyle mevcut olmayan bir şirket hakkında dava açılamayacağından, şirket hakkındaki davanın da bu gerekçeyle reddine karar verilmiş, birleştirilen aynı mahkemeye ait 2002/364 E. sayılı davada ise, davanın kısmen kabulüne,

10800 Markın dava tarihi olan 13.4.1999 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline, fazla talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davanın davacısı, birleştirilen davanın davalısı olan ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-2002/339 E. sayılı asıl dava ile ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine;

Davacı, yargılama sırasında vermiş olduğu 6.9.2004 tarihli dilekçesinde, davalı şirket hakkında daha önce açılmış olan aynı mahkemeye ait 2002/1013 E. sayılı dava devam etmekte iken, kendisinden mal kaçırılmak amacıyla şirketin usul ve yasaya aykırı bir şekilde tasfiye ettirilip, ticaret sicil memurluğundaki kaydının terkin ettirildiğini belirterek bu hususun araştırılmasını istemiş, daha sonra 25.10.2004 tarihli celsede de bu nedenle ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2004/593 E. numarasında kayıtlı dava açtığını bildirerek, söz konusu davanın eldeki dava ile birleştirilmesini ya da bekletici sorun yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece daha önce, davacı tarafından açılan söz konusu bu davanın, eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilip bir süre birlikte yargılama yapılmışsa da bilahare, davaların birlikte yürütülmesinin yargılamayı güçleştireceğinden bahisle yine tefrikine karar verilmiştir.

Tefrik edilen bu dava dosyası ve dava ile ilgili bilgiler dosyada mevcut olmadığından, davanın tam olarak hangi nedenle açıldığı belli değilse de, davalı şirketin usul ve yasaya aykırı olarak ticaret sicilinden terkin ettirilmesi ile ilgili olduğu, davacının bu yöndeki ifadelerinden anlaşılmakta olup, sonucu eldeki davayı etkileyecek niteliktedir.

Nitekim, Türk Ticaret Kanununun 445. maddesinde, anonim şirketin tasfiyesinde alacaklıların daveti ve korunması düzenlenmiş, bu amaçla da anılan maddeye, “şirket defterleri veya diğer belgeler gereğince alacaklı oldukları anlaşılan ve ikametgahları bilinen kişilerin taahhütlü mektupla, diğer alacaklıların ise ilan suretiyle şirketin tasfiyesinden haberdar ve alacaklarını beyana davet edilecekleri, herhangi bir beyanda bulunmamaları halinde ise alacakların notere tevdi edileceği” yönünde hüküm getirilmiştir.

Dava konusu olayda, davalı şirket hakkında daha önce açılan aynı mahkemeye ait 2002/1013 E. sayılı dava, 14.6.2004 tarihinde kesinleşmiş olmasına rağmen, dava henüz derdest iken tasfiyenin kapatılıp 4.8.2000 tarihi itibariyle de ticaret sicilinden kaydı silinmek suretiyle davalı şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilmiş olduğu anlaşılmakla, öte yandan temyize konu davada davacının, “şirketin ticaret sicilinden terkininin usulsüz olarak gerçekleştirildiği” konusundaki beyanları karşısında mahkemece, davacıya davalı şirketin ticaret sicilinden terkininin iptali ile yeniden tescili konusunda dava açması için süre verilmesi,

davacı tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2004/593 E. sayısı ile açıldığı bildirilen davanın bu mahiyette olduğunun anlaşılması halinde ise kesinleşmesi “bekletici sorun” yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davacının bu yöndeki iddiaları ve Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-2002/339 E. sayılı asıl dava ile ilgili bozma nedenine göre, davacının ... bu dava ile ilgili diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

3-Davacı-karşı davalının, 2002/364 E. sayılı birleştirilen dava ile ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Karşı davacı ..., davalı ...’a 21.10.1996 ile 7.2.1997 tarihleri arasında banka havalesi ile 10.800 Mark ve elden de 2500 Mark olmak üzere toplam 13.700 Mark ödünç verdiğini ileri sürerek, anılan miktarın tahsilini talep etmiş, davalı ... ise, dava konusu paraların, alacağına karşılık gönderildiğini savunarak, ödünç ilişkisini inkar etmiştir. Mahkemece elden verildiği iddia edilen miktar yönünden davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine, havaleler yönünden ise savunmanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki davalı, “davacının havale miktarlarını ödünç olarak gönderdiği” konusundaki iddiasına karşı koyarak, paranın alacağına karşılık gönderildiğini belirtmiş, bu şekilde

2008/6152-15792

gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda iddiasını ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Havale, kural olarak bir ödeme vasıtası olup, bizatihi ödünç ilişkisinin varlığını kabul etmek için yeterli değildir. İddia, davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilememiştir. HUMK’nun 288.maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde ‘sair deliller’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye ... bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğine asıl dava yönünden diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 3. bent gereğince ise birleştirilen dava yönünden temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı-karşı davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.12 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6152, K. 2008/15792, 29 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6152
Karar No
2008/15792
Tarih
29 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/6169 K.2008/10874
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6184 K.2008/7805
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/6186 K.2008/7619
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/6187 K.2008/7717
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6194 K.2008/7762
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6197 K.2008/7826

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.