İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/6160 K.2008/11781

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi…

Esas2008/6160Karar2008/11781Tarih14 Ekim 2008Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6160 E., 2008/11781 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ... ile davalı vekili avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 1960 yılından bu yana Almanya‘da çalıştığını, kazandığı paraları gerek banka havalesiyle gerekse elden davalıya gönderdiğini, ayrıca davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının da gönderilen ve elden verilen paralarla vekaleten adına arsalar aldığını ve bu arsalara inşaatlar yaptığını söylediğini, parasıyla alınan arsaların ½ oranını tapuda davalının kendi adına yazdırdığını ve bu yönleri kendisinden sakladığını, arsalar üzerine yapılan inşaatların bir kısmını üçüncü şahıslara satmasına rağmen hesap vermediğini, gerek arsalar için ve gerekse arsalar üzerindeki inşaatların tüm masraflarının kendisince karşılandığını,

davalının katkısının bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline, satılıp tahsil edilen daire bedellerinden de şimdilik 20.000 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiş.

5.7.2005 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de tüm taşınmazların kendi paralarıyla satın alınıp, inşaatlarında kendinin gönderdiği ve elden verdiği paralarla yapıldığını, davalıyla aralarındaki şifahi sözleşmeye göre arsa bedelleri ve yapılan masraflar çıktıktan sonra satılan binalardan elde edilen karın aralarında paylaşılacağının kararlaştırıldığını, yapılan binaların bir çoğunun satıldığını, 2069 ada 10 parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümünde halen davalı ve eşi adına kayıtlı bulunduğunu, davalının hesap vermediğini ileri sürerek toplam 795.000 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, 1971 yılında 31 parsel numaralı taşınmazın davacı kendisi ve dava dışı ... tarafından satın alındığını, 1/4 er hisseleri davacı ve kendisi adına, bakiye 2/4 hisseside dava dışı .... adına kaydedildiğini, kendi hissesinin bedelinin de yine kendisince ödendiğini, bu taşınmazın 1984 yılında imar uygulaması gördüğünü,imar uygulaması sonucu 2071 ada 1 parsel ve 2073 ada 3, 6, 7 parsel numarası alan yeni parsellerin davacı adına, 2071 ada 2, 3, ve 4 parsel ile 2073 ada 5 parsel numaralı taşınmazların da kedisi adına tescil edildiğini, bundan sonra davacı ile bir araya gelip,

davacı adına kaydedilen 3, 6 ve 7 parsel numaralı taşınmazlar üzerine ortak inşaat yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını, inşaat masraflarının tarafından karşılandığını, 3 ve 7 numaralı parsellere yapılan inşaatlardan kar elde edemediğini, 6 parsel numaralı taşınmaza yapılan 2 adet binanın satımından elde edilen kazançla da 2069 ada 9 ve 10 numaralı parselleri satın aldığını, 1/2 şer oranında adlarına tescil ettirdiğini, davacının 9 numaralı taşınmazdaki hissesini arsa olarak üçüncü şahsa sattığını,10 parsel numaralı taşınmazdaki davacı hissesine de kendi parasıyla bina inşa ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş;

karşı dava olarakta davacının 10 parsel numaralı taşınmazına yaptığı bina nedeniyle 79.597.200.000 Tl nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklandığı, vekalet ilişkilerinde zamanaşımı başlangıcının vekilin hesap verme tarihi olduğu, hesap verilmemesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, bir kısım taşınmazların 2001 yılında satıldığı, davalı vekilin davacıya vekaleten sattığı 2073 ada 3 ve 6 parsel numaralı taşınmaz ile 2066 ada 8 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki binalar yönünden hesap veremediği gerekçe gösterilerek asıl davanın 245.000 YTL üzerinden kabulüne,ispat edilemeyen karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2)Davacı, davaya konu edilen tüm taşınmazların davalı kardeşi tarafından kendisine vekaleten kendine ait paralarla satın alınmasına rağmen ½ hisselerini tapuda kendisi adına tescil ettirdiğini, tüm inşaat masraflarının da tarafınca karşılandığını, vekalet görevini kötüye kullandığını, satılan taşınmazlar yönünden hesap vermediğini ileri sürerek talepte bulunmuş ise de sonradan verdiği 5.7.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile aynı iddialarını sürdürmekle birlikte kendisi ve davalı adına tescil edilen ve gerçekte kendisine ait olan arsaların tamamı üzerine yine kendi paralarıyla bina inşa edilerek satılması,

satıldıktan sonra da arsa ve inşaat masrafları çıktıktan sonra elde edilen karın paylaşılması konusunda anlaşmaya vardıklarından bahisle talepte bulunmuş;davalı ise kendisi adına tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinde davacının ... bulunmadığını, yalnızca davacı adına kayıtlı bulunan 2073 ada 3, 6 ve 7 parsel numaralı taşınmazlar ile 2066 ada 8 parsel numaralı taşınmazlar üzerine masrafı kendisince karşılanmak suretiyle bina inşa ettiğini savunmuştur.

Toplanan delillerden, tarafların kardeş olmaları nedeniyle dinlenen tanık anlatımlarından ve özellikle taraflar arasında görülüp, kesinleşen Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/372 esas sayılı dava dosyası kapsamından tarafların tapuda gösterilen hisseleri oranında her bir hissedarın hissesi nispetinde bedelini ödemek suretiyle satın aldıkları taşınmazlar üzerine ortak inşaat yapılması konusunda şifahen aralarında bir adi ortaklık kurdukları, yönetici ortağın davalı olduğu, çeşitli tarihlerde yapılan inşaatların çoğunun yine çeşitli tarihlerde üçüncü şahıslara satıldığı,

2069 ada 10 parsel numaralı üzerinde binalar bulunan taşınmazın halen taraflar adına ½ şer oranında kayıtlı bulunduğu ve bağımsız bölümlerden biri üzerinde davalının eşinin intifa ... bulunduğu ve böylece dava tarihi itibarıyle ortaklığın sonlandırılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece öncelikle yönetici ortak olan davalıdan kurulan inşaat adi ortaklığı nedeniyle taraflarca konulan sermaye ve inşaatların devamı süresince inşaat giderleri dahil yapılan tüm masraflar, satılan bağımsız bölümlerin satış bedelleri, ortaklığın devamı sırasında alınan arsalar ve yeniden yapılan inşaatlar ve inşaatların kar ve zarar durumları konusunda ayrıntılı hesap istenmeli, verilen hesap listesi üzerinde tarafların uyuşup uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulmayan konularda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı,

tarafların yapılan masraflar ve satılan bağımsız bölümlerin satış bedelleri konusunda uyuşamadıklarının tespiti halinde tüm delillerin toplanmasından sonra mahallinde keşif yapılmalı, yapılan tüm inşaat masrafları, üçüncü kişilere satılan bağımsız bölümlerin satış tarihlerindeki gerçek raiç değerleri ve sonradan arsa ile bunun üzerine yapılan inşaatların maliyetleri ve satılan taşınmazların satış tarihi itibarıyle sürüm değerleri ile elde kalan taşınmazların sürüm değerleri tek tek belirlenmek suretiyle ortaklığın aktifi ve pasifi saptanmalı, varsa öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli,

kalan miktardan tarafların koydukları sermayeleri koydukları pay oranında iade edilmeli, konulan sermaye payının ispat edilememesi durumunda her bir ortağın sermaye payının eşit olduğu ve her bir ortağını hissesinin diğerine eşit olduğu kabul edilmek suretiyle tasfiye sağlanmalıdır.

Mahkemenin tüm bu yönleri göz ardı ederek taraflar arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olarak değerlendirmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın her iki taraf yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 14,00 YTL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ve yine peşin alınan 3.307,50 YTL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6160, K. 2008/11781, 14 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6160
Karar No
2008/11781
Tarih
14 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/6161 K.2008/5999
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/6161 K.2008/9968
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6161 K.2008/6093
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6163 K.2008/6346
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/6164 K.2008/6000
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/6164 K.2008/6722

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.