KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6681 E., 2008/8705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ve vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili sıfatıyla alacağının tahsili için ... 1. İcra Müdürlüğüne ait 2005/16 E. sayılı takip dosyası ile 75.904.498.000 TL üzerinden ilamsız takip başlattığını, borçlunun itirazı üzerine ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/96 E.2006/20 K. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, ancak davanın lehe sonuçlanmasından ve 21.4.2006 tarihinde de mahallinde hacze gidilmesinden kısa süre sonra 27.4.2006 tarihinde davalı tarafından azledildiğini, azlin haksız olduğunu, bu durumda Avukatlık Kanununun 163. ve 164. maddeleri gereğince gerek müvekkilin vekile ödemesi gereken gerekse karşı tarafa yükletilen vekalet ücretine hak kazandığını, ne var ki toplam 23.862,00 YTL vekalet ücreti alacaklarının faizi ile birlikte tahsili için başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek,
itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu alacağın haczi için haciz mahalline gittiklerinde, borçlunun mallarını muvazaalı olarak ... adlı kişiye devrettiğini gördüklerini, davalının bu kişinin de avukatı olduğunu sonradan öğrendiğini, daha önceden haczin yapılması talep edilmişse de anlaşma ihtimali 2008/6681-8705
gerekçesiyle haczin de gerçekleştirilmediğini, davalıyı, Avukatlık Kanununa aykırı olarak menfaatleri çatışan iki kişinin vekilliğini üstlenmiş olması nedeniyle azlettiğini, haklı azil nedeniyle de herhangi bir ücret talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının vekil olarak takip ettiği dava ve icra takibi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan toplam 11.931,00 YTL vekalet ücreti üzerinden takibe yapılan itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin ve karşı taraf vekalet ücretine ilişkin istemin ise, karşı taraftan tahsil edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmüne göre, karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti avukata ait olup davacı, gerek müvekkilin asile ödemesi gerekli olan, gerekse karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin tahsili için takip başlatmıştır. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı, dava ve icra takibinin sonuçlanması ile belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da, bunun karşı taraftan tahsil edildiği anda doğar.
Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu ücret alacağını isteyemez.
Ancak kural böyle olmakla birlikte hakim bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmamalı, Avukatlık Kanununun 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapılmalı, özellikle MK’nun 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılmasına, dürüstlük kurallarının ihlaline izin verilmemeli, gerektiğinde müvekkilin bu alacağını karşı taraftan tahsil etmiş olduğu da kabul edilmelidir.
Açıklanan bu nedenlerle somut olayda takip ve dava sonucunda karşı tarafa tahmili gereken vekalet ücreti tahsil edilmiş olmasa da tahsil aşamasına getirilmiş olduğundan, davacı avukatın Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen yasal vekalet ücretine de hak kazandığının kabulü gerekir.
O halde mahkemece davacının talebi göz önünde bulundurularak, takip etmiş olduğu takip ve dava nedeniyle, Avukatlık Kanununun 164/son maddesine göre davacı yararına hasma yükletilmesi gereken vekalet ücretine de karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, karşı taraftan tahsil edilmediği gerekçesiyle bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2008/6681-8705
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6681, K. 2008/8705, 23 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama