KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6683 E., 2008/13432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının muhtelif tarihli teslim fişleri ile akaryakıt satın aldığını bu güne kadar ödeme yapmadığını, bu nedenle hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2006/1175 esas nolu dosyası ile takip yapmalarına rağmen davalının takibe itirazı nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile % 40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2004 yılından sonra belirli aralıklarla davacıdan belediye adına akaryakıt alındığını, bedellerinin ödendiğini, davacının keyfi olarak faiz yürütüp 2005 yılında alınan yakıt bedeliymiş gibi faiz alacağı olarak tespit ettiği bedele fatura kestiğini, faturaların usule uygun olarak tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davasının kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2006/1175 esas nolu takibinin 23.024,96 YTL. asıl alacağına ilişkin itirazın iptaline fazlaya ilişkin talep ile İcra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K nun 67.... maddesinin 2.nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden
2008/6683-13432
ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın ... miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu asıl alacak değerlendirildiğinde likit olup asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6683, K. 2008/13432, 11 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama