KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6784 E., 2008/13413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, 5464 sayılı yasa kapsamında borcunun tespiti için davalıya başvurduğunu, davalının fazla borç çıkardığını ileri sürerek ,anılan yasa hükümlerine göre borç miktarının tespitine ve fazla ödemelerinin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının borcunu ödemede temerrüde düştüğünü, hakkında takip başlattıklarını, 5464 sayılı yasadan yararlanmak için başvurunca yasaya uygun ödeme planı çıkardıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne fazla ödenen 3.617,44 YTL nın istirdat dilekçesinin verildiği tarihten yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı ... Kartları ve kredi kartları Kanununun geçici 4.maddesinde; kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış, yada 31.1.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının atmış ... içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek, borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla,temerrüt tarihinden son dönem borcu tamamen tahsil 2008/6784-13413
edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip, dava masraf ve harçları, vekalet ücretiyle birlikte on sekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2.maddeden faydalananların, 5464 sayılı Yasanın geçici 4.maddesinden faydalanamayacağına dair,bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır.O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2.madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da, 5464 sayılı Yasanın geçici 4.maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur.
Davacının davalı bankaya 5464 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince süresi içerisinde başvuruda bulunduğu ve kendisine bildirilen ödeme planını imzalayarak ilk taksidini ödediği yönünde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Hükme esas alınan 14.09.2007 tarihli bilirkişi raporunda ,icra takibinde talep edilen asıl alacağa icra masrafları ilave edilerek taksitlendirme yapılmış ise de davacı borçlunun temerrüt tarihinden başvuru tarihine kadar %18 faiz hesabı yapıldığına dair bir açıklama olmadığı gibi raporun 3. sayfasında yapılan taksitlendirmeye ilişkin tabloda belirtilen tarihlerin de dava konusu olayla alakası yoktur.Bu yönü ile bilirkişi raporu yetersiz ve denetime elverişli değildir.
Öyle ise mahkemece yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6784, K. 2008/13413, 11 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama