KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7635 E., 2008/14425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukatı olarak ... İcra Müdürlüğünün 2002/16825 esas sayılı dosyasını takip ettiğini, itiraza uğrayan bu takip dosyası yönünden ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1545 esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, aralarında yazılı sözleşme bulunmadığını, davalının 2.609.374.999 TL dışında ücret ödemediğini ileri sürerek ödenmeyen 17.14.793.450.000 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarında yazılı sözleşme olmadığını, davacının şirket yetkilisi ve şirket yetkilisinin kızı adına hazırladığı kira sözleşmesine aleyhte hükümler koyduğunu, sözleşmenin haklı nedenlerle fesh edildiğini ve 17.5.2004 tarihli makbuzla 6.500 YTL ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının görevini layıkıyla yerine getirdiği ve ücrete hak kazandığı, azlin haksız olduğu, davalının ödeme savunmasını ispat edemediği, davacının bakiye 4.129.79 YTL alacağının bulunduğu gerekçe gösterilerek bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Anayasa mahkemesi 7.2.2008 tarihinde Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanun ile eklenen geçici 21.maddeyi iptal etmiştir. Bu durumda avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi yoktur. Davacı avukatın davalı vekili olarak ...
5.İcra Müdürlüğünün 2002/16825 esas sayılı dosyası ile 18.9.2002 tarihinde takip başlattığı, itiraza uğrayan bu alacak yönünden de 25.10.2002 gününde ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1545 esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açtığı, davalının azlettiği 4.2.2005 tarihine kadar layıkıyla avukatlık görevini yerine getirdiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu yön mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda davacı avukatın her iki dosya yönünden de davalıya hizmet vermeye başladığı tarihler itibarıyle 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı Yasa ile değişik Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi hükmü kapsamında vekalet ücreti isteyeceğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davacı avukatın emeği de gözetilmek suretiyle (%5-15 arasındaki orana göre), hesaplama yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek hangi yöntemle, nasıl bir hesaplama yaptığı anlaşılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/7635, K. 2008/14425, 2 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama