İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/7856 K.2008/9940

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2008/7856Karar2008/9940Tarih15 Temmuz 2008Okuma4 dk · 809 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7856 E., 2008/9940 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Temmuz 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

809 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ve vekili avukat ... ile davacı ... ve vekili avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 550 YTl. duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 72.900,00 YTL’ kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 15.7.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, kardeşi ... ... ... ve onun çocukları ile 1999 tarihinden beri çeşitli davalarda karşı karşıya kaldığını, hak sahipleri ve alacaklılar tarafından hakkında açılan tapu iptali-tescil tazminat taleplerini sonuçsuz bırakmak, malvarlığını teminat altına almak için maliki olduğu dava konusu ...

Çiftliği, 15 pafta 3367 parseldeki 640/3220 payını 20.10.2002 tarihinde müştereken ve musaviyen akrabaları olan davalılara iade edilmek kaydıyla muvazaalı olarak 78.000,00 YTL. satış bedeli göstererek aslında bedel almadan tapuda devir ve temlik ettiğini, davaların bitip kesinleşmesine rağmen davalıların şimdi taşınmazı geri vermekten kaçındığını, hileye maruz kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 78.000.00 YTl. satış bedelinin faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, satışın gerçek olduğunu, bedel ödenerek satın alındığını, dava açmak için bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, " taraf muvazaası" ve " bedelsizlik" nedenlerine dayalı davada işlemin aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, olayda ileri sürülen vakıalar hile niteliğinde kabul edilerek, davacının malvarlığı haklarını korumak amacıyla ve taşınmazın iade edileceği kanısı ile tapunun davalılara muvazaalı satışa (inanç sözleşmesi) dayalı olarak devredildiği, satış bedelinin ödendiğinin de, kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, taşınmazın dava tarihindeki değeri 1.800.000.00 YTL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Burada öncelikle muvazaa ve hile kavramlarının açıklanmasında yarar vardır.

Muvazaa; kısaca, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat gerçek iradelerine uymayan aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeyen bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları şeklinde tanımlanabilir.

Hile ise; genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya ve özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanabilir. Hatada yanılma, hile de yanıltma söz konusudur. BK. Madde 28/1 de açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatması ile sözleşme yapmaya yöneltilmiş se hata esaslı olmasa bile, aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılmaz. Değinilen koşulların varlığı halinde, aldatılan taraf hukuki ilişkinin geçmişe etkili

olarak ortadan kaldırılmasını ve verdikleri şeyleri geri isteyebilir.

Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında; davacının dava dilekçesi ve yargılama aşamalarında verdiği dilekçelerde, üçüncü kişilerle mevcut ve halen devam eden davalar nedeniyle taşınmazlarının elinden çıkma tehlikesi karşısında 3367 parseldeki çekişme konusu payını muvazaalı biçimde tapu idaresinde satış göstermek suretiyle ancak aslında bedelsiz olarak davalılara temlik ettiğini, davalardan kurtulduktan sonra ise davalıların iadeye yanaşmadığını ileri sürerek satış bedeli isteğinde bulunmuştur.

Davacı dava dilekçesinde kendisinin kandırıldığını söylemiş ve hileden de söz etmiş ise de ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirilen kayda göre, dava konusu payın davalılara kat’ı satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. İade edileceğine inanarak tapuda akit yapılması halinde hile değil itimadi muamele söz konusu olup bu durumda davacı satışın iadei ferağda bulunulmak kaydıyla yapıldığı yolundaki iddiasını ancak yazılı delille ispat edebilir. (M.K.

Madde 6) Bunu ispat için tanık dinlenemez.

Bu noktada, olayları ortaya koymak taraflara, olaya uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların hukuki sebebini tayin etmek, kanunları kendiliğinden (resen) uygulamakla görevli olan hakime aittir. HUMK: madde 76)

İddianın ileri sürülüş biçimi ve içeriği itibariyle yanlar arasındaki hukuksal ilişkinin inanç ilişkisinden kaynaklandığı ve taraf muvazaasına ilişkin olduğu açıktır. Bilindiği ve 5.2.1947 gün 20/6 sayılı Yargıtay inaçları Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, değinilen türdeki bir dava, ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Oysa yapılan işlemi, hükümden düşürecek güçte bir muvazaa belgesine dayanılmış değildir.

Davacının davasını nitelendirme biçimine, toplanan delillere, tüm dosya kapsamına göre, olayda hata ve hileden söz etmek olanaksızdır. Davacı taşınmazı hangi nedenle temlik ettiğini bilmekte olup, tamamen iradi bir işlemle temlikin yapıldığı açıktır. Hiç kimse, yaptığı hileli davranışın sonucundan faydalanamaz. Faydalanmak istemesi afaki iyi niyet kurallarına aykırıdır. (Mk.

M.2) Bu durumda davada davalıların karşı çıkmasına karşın tanık dinlenmesi ve dinlenilen tanık sözlerine itibar edilerek kabul kararı verilmesi isabetsizdir. 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İçtihadi Birleştirme kararı uyarınca iddia yazılı belge ile kanıtlanamadığına göre, davacının ayın isteme hakkının bulunmadığı bir yerde, taşınmazın bedelinin de istenemeyeceği tartışmasızdır. Ne var ki, dava dilekçesinde (… her türlü deliler) denildiğine

göre yemin deliline de dayanıldığı gözönünde tutularak davacıya davalılara yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılarak, teklif ettiği takdirde yeminin davalılar tarafından yöntemine uygun biçimde yerine getirilmesinin sağlanması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/7856, K. 2008/9940, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/7856
Karar No
2008/9940
Tarih
15 Temmuz 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/7857 K.2008/9124
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/7858 K.2008/9020
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/7859 K.2008/9019
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/7859 K.2008/8031
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/7860 K.2008/8964
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/7860 K.2008/8022

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.