KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8514 E., 2009/669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ...’ den 82.000 GBP bedelle ev satın aldığını, evin bedelinin davalı aracılığı ile belirlenen sürelerde ... ...’e aktarıldığını, bu para aktarımı için davalıya çok güvendiğini çünkü davalı ile ailecek görüştüklerini, davalının restaurant işlettiğini, kendisine ortaklık teklif ettiğini, bu ortaklık için davalıya aldığı evin parası dışında 29.000 GBP yi davalının hesabına yatırdığını, davalının daha sonra bu ortaklığın olmadığını ve aldığı ortaklık bedelini geri ödeyeceğini söylediğini, ancak, aldığı parayı geri ödemediğini, davalı hakkında C.savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile mülk sahibi arasında bir ev alım satımı hususunda aracılık yaptığının doğru olduğunu, davacının söz konusu evi 82.000 GBP ye satın almış olduğunu, bu paranın davalı aracılığı ile ödendiğini, bu durumun davacı tarafından da ikrar edildiğini, ev satış bedeli dışında davacının herhangi bir para göndermediğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını aksine alacağının olduğunu, davacıdan olan alacağını isteyince davacının bu yola başvurduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2008/8514-2009/669
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı ... satın aldığı evin parasını davalı vasıtası ile ödediği gibi davalının işlettiği restoranda ortak olmak içinde davalıya 29.000 GBP gönderdiğini, bilahare davalının ortaklığı kabul etmeyerek aldığı parayı ödeyeceğini söylemesine rağmen herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise ev parası dışında herhangi bir para almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacı tarafından davalıya 78.500 GBP gönderildiği kabul edildiği gibi bu husus taraflar arasında da tartışmasızdır.
Mahkemece, davacı tarafından Sinan Yüksele gönderilen 32.000GBP nin satış bedeli olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının dosyaya sunduğu 27.9.2004 tarihli satış sözleşmesinde Sinan Yükselin, ... ...'e vekaleten imza attığı, yine ödenecek bedelin Sinan’ın hesabına gönderileceği belirtildiği gibi davalının şüpheli olarak Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadesinde, kendisine gönderilen 50.000 paundu Sinan’a verdiğini,
davacı tarafından Sinan’a gönderilen 32.000 Paundun da ev parası olduğunu beyan ettiğine göre davacının ev parası dışında davacıya 28.500 Paund gönderdiği ve bu paranın ev için gönderilmeyip davalının uhdesinde kaldığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca davalının davacıya 28.500 Paund borçlu olduğunun kabulü gerekir. O halde Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedinidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/8514, K. 2009/669, 27 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama