İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9584 K.2009/1772

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli…

Esas2008/9584Karar2009/1772Tarih16 Şubat 2009Okuma4 dk · 710 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9584 E., 2009/1772 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2009
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

710 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ve avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı ... temsilcisi ..., eşi olan ...'un Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli subay olduğunu, uzun zamandır psikolojik rahatsızlık geçirdiğini, ... Kurulunun 11.11.1998 tarihli raporu ile malulen emekliye ayrıldığını, eşinin maaşına haciz gelmesi üzerine yaptığı incelemede, davalı banka ile dava dışı ... arasındaki 13.5.2003 tarihli taşıt kredi sözleşmesine davacının kefil olup asıl borçlunun borcu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını anladığını, ...

Sulh Hukuk Mahkemesininin 2005/105 sayılı dosyasında TMK. 420.maddesi gereğince davacı eşine temsilci atanıp yapılan icra takibi nedeniyle dava açmak için kendisine yetki verildiğini, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle davacının fiil ehliyetinin olmadığını belirterek yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacı tarafın kronik psikolojik rahatsızlığı olmakla birlikte hukuki ehliyetinin olduğunun sözleşme imzalanırken davranışlarında herhangi bir tuhaflığa rastlanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, ...'un ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.3.2005 tarihli kararı ile hacır altına alınıp ...'un vasi tayin edildiği, taşıt kredi sözleşmesinin yapıldığı 13.5.2003 tarihi itibariyle fiil ehliyetine sahip olmadığının anlaşıldığı, ancak davacının kredi sözleşmesi imzalanırken, kimlik bilgilerini bankaya vermek suretiyle kredi verilmesini sağladığı, kendisini ehil bir kişi gibi gösterdiği bu davranışı ile bankanın zarara uğramasına neden olduğu, davacının davranışının TMK. 2.maddesindeki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Davalı ... ile dava dışı ... arasında 13.5.2003 tarihinde 56.731.681.296 TL tutarında taşıt kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye ... ile dava dışı ömer ...'nın müteselsil kefil olduğu, asıl borçlunun kredi sözleşmesinden doğan borcu ödememesi üzerine bankanın asıl borçlu ve kefiller aleyhine 28.1.2005 tarihinde icra takibine geçtiği, Adli Tıp Kurumunun 8.5.2006 tarihli raporu ile sözleşmenin imzalandığı, 13.5.2003 tarihinde davacının fiil ehliyetine sahip olmadığı dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu hususlar mahkemenin de kabulündedir.

TMK. 9. Ve 10.maddeleri gereğince ancak fiil ehliyetine sahip kimseler kendi fiilleriyle hak edinebilirler ve borç altına girebilirler. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. TMK. 15.maddesinde, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. TMK.

452/2 maddesinde ise vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur, düzenlemeleri mevcuttur.

Öte yönden 11.6.1941 tarih 1941/4-21 sayılı içtihadı birleştirme kararının sonuç kısmında mümeyyiz olmayan bir kimse ile hukuki muamelede bulunan diğer akidin, bunu bilmeyerek hüsnüniyetle hareket etmiş olması MK.15.nci maddesinin mutlak ve kat'i sarahatı karşısında öyle bir kimsenin tasarrufu üzerine hukuki hükmün terettüp etmesi için kafi değildir.

Kanun o gibi temyiz kudretinden mahrum kimselerin esasen hüküm ifade etmeyen tasarrufları hususunda o tasarruftan dolayı hak iddia edenlerin hüsnüniyetini himaye etmemektedir. Elverirki o tasarrufun hüküm ifade etmesi için, lüzumlu olan temyiz kudreti derecesinin tasarruf zamanında mevcut olmadığı katiyetle sübut bulsun. Bu takdirde kasirin hali hüsnüniyetten ziyade himayeye layık görülür. M.K. metni ve ruhundan başka türlü bir netice çıkarılmasına imkan yoktur.

Yukarıda zikredilen sebeplerden dolayı bir tasarruf zamanında temyiz kudretinden mahrumiyeti tahakkuk eden şahsın o tasarrufu üzerine hüküm terettüp etmeyeceği iddiasının kabulü için bunu dava eden vasiye bundan başka diğer tarafın suiniyetini dahi ispat etmek külfeti tahmil edilemez" denilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve İBK. gereğince, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiili, hukuki sonuç doğurmaz. Bunun istisnası TMK. 2.maddesidir.

Somut olayda davacı kendisi için hiçbir yarar sağlamayan sadece kendisi için külfet ve risk taşıyan kefalet sözleşmesini imzalamıştır. Böyle bir sözleşmede, davacının sorumlu olmadığını iddia etmekte MK. 2.maddesine aykırılık teşkil etmez.

Her ne kadar mahkemece dosyaya mubrez Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2006/6489-12076 sayılı kararını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmişsede, bu kararda sözleşme ile kendisine hak ve menfaat temin edilen kişi bizzat kısıtlının kendisi olduğundan, o kararda belirtilen ilkelerin bu uyuşmazlıkta uygulanması düşünülemez.

Bu açıklamalar ve somut olayın özelliği gözetildiğinde fiil ehliyetine sahip olmayan davacının, kefalet sözleşmesinden sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı gerekçe ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 16.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9584, K. 2009/1772, 16 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9584
Karar No
2009/1772
Tarih
16 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9585 K.2009/1284
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/9593 K.2009/1043
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9596 K.2009/980
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9599 K.2009/1179
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/9605 K.2009/1324
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/9609 K.2009/593

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.