KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1110 E., 2009/4549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.407 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Bank vekili avukat Mukadder ... ve diğer davalı vekili avukat Buket Karaman'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Bankasının vekili sıfatıyla dava dışı ... grubu ve Isı Şah grubundan olan alacaklarının takip ve tahsili işlemlerini yerine getirdiğini, ... grubunun ... Sigorta aleyhine ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/411 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan tazminat davasına, Bankanın vekili olarak alacağın temliki suretiyle müdahil olduğunu, mahkemece Bankanın 5.915.970 Dolar alacağının davalı ...
Sigorta A.Ş.’den tahsiline karar verildiğini, ancak bu aşamada ... grup firmaları ile, ...
Sigorta A.Ş., alacaklı Bankalar ve borçlular arasında 4743 sayılı “Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi” (FYYS) ve sigorta tazminatının paylaşımı konusunda 27.9.2004 tarihinde sulh sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı ..., 3.400.000 Dolar karşılığı 5.100.000.000.000 TL’yi ... Sigorta A.Ş.’den tahsil ettiğini, ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/411 E. sayılı dosyasından lehine 2009/1110-4549
takdir edilen vekalet ücretinin ödenmediğini, bu konudaki 9.11.2004 tarihli ihtarının da sonuçsuz kalması üzerine 3.12.2004 tarihli ihtarla vekaletten istifa ettiğini, davalı ... Sigorta A.Ş. nin de, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduğunu, alacağının tahsili için her iki davalı hakkında ... 2. İcra Müdürlüğünün 2005/1062 E. sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş., ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/411 E. sayılı dosyasından verilen kararın, taraflara tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden “Finansal Yeniden Yapılandırma Anlaşması” hükümleri ve taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesi gereğince Bankaya isabet eden ve tahsil edilen sigorta tazminatı üzerinden davacıya prim vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, davacının bunun dışındaki vekalet ücreti talebinin hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle vekaletten istifanın haklı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı ...
Sigorta A.Ş. ise, 27.4.2004 tarihli sulh sözleşmesi ile ... bankası ve vekillerinin avukatlık ücretinden dolayı birbirlerini gayri kabili rücu olmak üzere ibra ettiklerini, davacının kendilerinden vekalet ücreti talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan 29.11.2006 tarihli bilirkişi raporu gereğince, davacı avukatın vekaletten istifasının haklı olduğu benimsenmek suretiyle, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, sulh sözleşmesi gereğince davadan feragat edilen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/411 E. sayılı kararında Banka yararına hükmedilmiş olan vekalet ücretinin sözleşme gereğince avukata ait olması gereken %70’lik kısmı olan 26.618,00 YTL üzerinden takibe vaki itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talep ile diğer davalı ... Sigorta hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve her iki davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-B.K.nun 396/1. maddesine göre vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Vekilin istifa hakkını her zaman kullanması da mümkündür. Ancak istifa haklı değil ve müvekkil de bu nedenle zarara uğramışsa, vekil bu zarardan sorumludur. Avukatlık Kanununda ise haksız istifa halinde, vekil yönünden Borçlar Kanunundaki aynı konuya ilişkin açıklanan bu düzenlemelere göre daha ağır bir sorumluluk esası getirilmiştir. Gerçekten de, Avukatlık Kanununun 174/1 maddesinde “üzerine aldığı işi haklı bir 2009/1110-4549
sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz.” Hükmü mevcut olup, bu hükümle, vekaletten haklı bir neden olmadan istifa eden avukatın, Borçlar Kanunundaki vekalet akdine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak, herhangi bir zarar şartı olmadan da müvekkile karşı sorumlu tutulduğu görülmektedir. Anılan düzenlemeye göre, haksız olarak işi bırakan, vekaletten istifa eden avukat, ücrete hak kazanamadığı gibi, aksine bir hüküm mevcut değilse aldığı peşin ücretleri, kullanmadığı masraf avanslarını da ... sahibine iade etmek zorundadır.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; Davacı, vekaletten haklı olarak istifa ettiğini ileri sürerek, vekalet ücreti alacaklarının tahsili için eldeki davayı açmış, davalı ...Ş. ise davacının tek taraflı ve haksız şekilde vekaletten istifa ettiğini, bu nedenle vekalet ücretine hak kazanamayacağını savunmuştur. Az yukarda açıklandığı üzere istifanın haksız olması halinde avukat ücrete hak kazanamayacağından, davada öncelikle davacının vekaletten istifasının haklı olup olmadığının irdelenmesi gereklidir.
Davacı ile davalı ... arasında 14.8.2000 tarihli hukuk müşavirliği sözleşmesi imzalandığı, Dava dışı ...... A.Ş. nin ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/411 E. sayılı dava dosyası ile davalı ...
Sigorta A.Ş.’ye karşı 8.6.1999 tarihinde açmış olduğu tazminat davasına diğer adı geçen Bankalarla birlikte davalı Bankanın da, temliknameler gereğince müdahil olarak katıldığı, davacının, Bankayı vekil sıfatıyla temsil ettiği bu davada 20.1.2004 tarihinde verilen kararla davalı Banka lehine 5.915.970 Dolar alacağa ve 35.491.548.463 TL vekalet ücretine hükmedildiği, kararın tebliğe çıkarılmadığı, bu arada karar tarihinden önce 30.1.2002 tarihinde 4743 sayılı “Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un kabul edildiği, ...
Sigorta, alacaklı Bankalar ve borçlular arasında 4743 sayılı yasa kapsamında 1.8.2003 tarihli “Finansal Yeniden Yapılandırma ve Çerçeve Anlaşması”nın imzalandığı, aynı taraflar arasında 9.10.2004 tarihinde ek “Finansal Yeniden Yapılandırma ve Çerçeve Anlaşması”nın imzalanarak 27.9.2004 tarihinde de eldeki dava konusu alacağın dayanağı olan sulh sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşme ile tarafların toplam 35.000.000 Doların ödenmesi konusunda sulh oldukları, davalı Bankaya ...
Sigorta A.Ş. tarafından 3.400.000 Dolar karşılığı olan 5.100.000.000.000 TL’nin ödendiği, tarafların kararı temyiz etmeyerek her türlü dava ve talep haklarından feragat ettikleri, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, davacı bu aşamalardan sonra 9.11.2004 tarihinde, söz konusu mahkeme kararında yer alan 2009/1110-4549
35.492.000.000 TL vekalet ücretinin yasal faizi ile birlikte ödenmesini için davalı ... Bankasına ihtar göndermiş, ihtarın sonuçsuz kalması üzerine 3.12.2004 tarihli ihtarla vekaletten istifa etmiş, dava dışı Öztarhanlarla ilgili takip etmiş olduğu dava ve takipler nedeniyle faizleriyle birlikte toplam 334.523.433.592 TL vekalet ücreti alacağı üzerinden her iki davalı aleyhine 7.2.2005 tarihinde takip başlatmış, takibe vaki itiraz üzerine de itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
30.1.2002 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 4743 sayılı “Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un amacı, “Türkiye’de faaliyette bulunan Bankalar, özel finans kurumları ve kendi özel mevzuatları uyarınca alınan izinler dahilinde faaliyette bulunan diğer mali kurumlar tarafından Bankalar ve diğer mali kurumlar ile kredi ilişkisi içinde bulunup, finansal darboğaz yaşayan borçluların, finansal yeniden yapılandırma çerçevesinde belirlenecek süre ve koşullarla, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış kredilerle ilgili olarak vadeleri uzatmak,
krediyi yenileme, ilave yeni kredi vermek, ana para veya faiz indirmek, faizden vazgeçmek....diğer Bankalarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi alınacak tedbirlerle mali kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve katma değer yaratmaya devam etmelerine imkan verilmesini sağlamak” olup, söz konusu yasal düzenleme ve kanunun amacı dikkate alındığında, önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve Devlet politikası gereğince kabul edilmiş olan 4743 sayılı kanun ve bu kanun gereğince davalı Bankanın %15’ini temsil ettiği,
tüm alacaklıların ise %75’inin oyu ile alınmış olan “Finansal Yeniden Yapılandırma ve Çerçeve Anlaşması” gereğince gerçekleşmiş olan sulh sözleşmesinin, Avukatlık Kanununun 165. maddesi anlamında bir sulh sözleşmesi olduğundan söz edilemeyeceği gibi, borçlular lehine getirilen mevcut yasal düzenleme ve bu yasal düzenlemeye uygun hareket etmek zorunda kalan davalı Bankanın da, tahsil edemediği bir bedel için davacıya karşı vekalet ücreti ödemekle yükümlü olduğunu kabul etmek de mümkün değildir.
Öte yandan davacı ile davalı Banka arasında imzalanan 15.5.2002 tarihli hizmet hukuk müşavirliği sözleşmesinin 2. maddesinin (c) fıkrasında da, “Uyuşmazlıkların protokol ile çözümlenmesine ilişkin olarak yasal düzenlemelerle Bankaya tanınan yetkiler saklıdır.” Hükmü mevcut olup davacı, avukatlık sözleşmesinin bu hükmü ile de Bankanın yasal düzenlemeler doğrultusunda işlem yapmasını kabul etmektedir.
Kaldı ki davacıya, “Finansal Yeniden Yapılandırma ve Çerçeve Anlaşması” kapsamında sulh sözleşmesi gereğince davalı Bankaya isabet eden ve tahsil 2009/1110-4549
edilmiş olan sigorta tazminatı üzerinden 1.10.2004 tarihinde 51.000.000.000 TL prim vekalet ücreti ödemesi de yapılmış olup, davacının “Finansal Yeniden Yapılandırma ve Çerçeve Anlaşması” ile tayin ve tespit edilen vekalet ücreti dışında kalan ve ödenmemesi istifa gerekçesi yapılan ücret talebi, hukuki dayanaktan yoksundur. O halde davacının “vekalet ücretinin ödenmediğinden bahisle” vekaletten istifa etmesi de, “haksız istifa” niteliğinde olup, Avukatlık Kanununun 174/1. maddesi gereğince haksız istifa halinde vekil ücrete hak kazanamayacağından, mahkemece davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının ve davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1110, K. 2009/4549, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama