İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/11407 K.2010/2585

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2009/11407Karar2010/2585Tarih4 Mart 2010Okuma4 dk · 740 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/11407 E., 2010/2585 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

740 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı ...'nın davalı nezdindeki 80.000 Ytl. alacağını 24.3.2008 tarihli temlikname ile devir aldıklarını, davalıya temlikin ihbarından sonra davalının 4.4.2008 tarihinde 29.999 YTL.ödeme yaptığını, 7.5.2008 tarihli yazı ile alacağın birinci sırada ödeneceği bildirilmişken, 25.6.2008 tarihli yazı ile de SSK başkanlığı, Defterdarlık ve Vergi Dairesi'nin temlik borçlusundan alacaklı olduğuna dair haciz yazılarının gönderildiği bu nedenle alacağın 3. sıraya alındığının bildirildiğini, temlikle birlikte alacağın kendisine geçmesi nedeni ile üzerine haciz uygulanmasının da mümkün olmadığını ileri sürerek, sıra cetveline itirazının kabul edilerek şimdilik alacağından 25.000 YTL.nin ödetilmesini istemiştir.

Davalı, dava dışı ...'ın aynı alacağı 3 ayrı şahsa temlik ettiğini ayrıca bu alacakları üzerinde pek çok haciz bulunduğundan muvazaalı olarak temlik edilmiş olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca idare açısından ödenebilir hale gelmiş bir istihkakın bulunmadığını, bu nedenle doğmamış ve çekişmeli alacağın edasına ilişkin bu davanın dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, SSK ve vergi borçlarının yasadan dolayı öncelik sırasına sahip alacaklar olduğundan davacının alacağının SSK ve Vergi borçlarından sonra 3. sıraya kaydedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davanın Milli Eğitim Bakanlığı yönünden reddine, davalı Valilik açısından husumetten redde karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

24.3.2008 tarihli noter onaylı temlikname ile dava

2009/11407-2010/2585

dışı ...'nın Milli Eğitim Müdürlüğü nezdindeki doğmuş ve doğacak alacaklarından 80.000 Ytl.nın 1. derecede ve birinci sırada davacı SMA Ltd.Şt.ne bütün hukuki vecibeleri ile temlik ettiği, 25.3.2008 tarihinde bu temliknamenin davalı idareye ihbar edildiği, davalı idarenin 7.5.2008 tarihli yazı ile bu temlikname ile alacağın 1. sırada ödeneceğinin davacıya bildirildiği, 25.6.2008 tarihli yazı ile de temlike ait sıralama yapıldığı tarihten itibaren SSK Başkanlığı, Defterdarlık, ve Vergi Dairesi'nin de firmadan alacaklı olduğuna dair haciz yazıları geldiğinden 6183 sayılı yasaya göre, öncelikle 1. sırada SSK'nın 2. sırada Vergi Dairesi'nin 3. sırada da davacı şirketin alacağının ödeneceğinin bildirildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Mahkemece SGK'na yazılan yazı cevabında, ...'nın 31.1.2009 tarihi itibariyle prim ve Bağ-kur borcunun bulunduğu, Vergi Dairesi'nce de 26.1.2009 tarihi itibariyle vadesi geçmiş borcunun bulunmadığı ancak babasına ait borcun bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki “temlikname “ başlıklı belge BK.nun 162. ve devamı maddelerine göre alacağın temliki niteliğinde olup ve yazılı biçimde yapıldığından geçerlidir. Bu nedenle taraflar arasında düzenlenen alacağın temlikine ilişkin sözleşme imzalayan yanları bağlar. Alacağın temlikinde asıl olan alacak hakkının devridir. Bu alacak temlik anında var olmayıp, muhtemel bir alacak olsa bile yine temlik edenin sorumluluğunu gerektirir.

Aynı Kanunun 167 maddesi hükmüne göre de borçlu, temliği öğrendiği zaman temlik edene karşı haiz olduğu defileri temellük edene karşı da ileri sürebilir. Örneğin ifa, ibra,takas ve gibi nedenlerle borcun artık mevcut olmadığını öne sürerek ifadan kaçınabilir. Alacağı devralanın iyiniyetli olması, yanı borçlunun temlik edene karşı ileri sürebileceği defi veya itirazlarının varlığını bilmemesi de kural olarak sonucu değiştirmez.

Davacıya temlik edilen alacak üzerinde dava dışı SGK Başkanlığı ile Vergi dairesinin haciz yazıları bulunduğundan bahisle davalı temlik borçlusunun yaptığı sıralamanın uygun bulunduğu gerekçesi ile mahkemece dava reddedilmiştir. Ancak ortada SGK Başkanlığı ve Vergi Dairesi'nce yapılmış bir takibin bulunup bulunmadığı, temlikten önce ya da sonrasında uygulanan bir haczin bulunup bulunmadığı dosya kapsamı ile anlaşılamamaktadır. Öyle ki, eğer anılan idareler tarafından temlik tarihinden önce aynı alacağa bir haciz uygulanmışsa, haciz, alacak üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayacağından temliki tasarruf, haciz sahibi alacaklılara karşı ileri sürülemez. Ancak dava

2009/11407-2010/2585

konusu temlik haciz tarihinden önce ise, temlikli alacak el değiştirip, temlik alacaklısının tasarrufuna geçtiğinden SGK ve Vergi Dairesi hacizleri temlikten arta kalan para üzerine konulabilir. Kaldı ki, SGK ve Vergi Dairesi alacakları 6183 sayılı yasaya tabi ise de, bu yasanın 21. maddesindeki iştirak hakkı ve imtiyaz ancak kendinden önceki hacizli alacaklılara karşı ileri sürülebilir. Davacı alacağı ise temlike dayandığından davacıya karşı ileri sürülemez. Ayrıca İİK'nun 140. maddesine göre, sıra cetveli düzenleme yetkisi icra dairesine ait olup, davalı idare tarafından re'sen sıralam yapılması yetkisi bulunmadığından ortada usulüne uygun düzenlenmiş bir sıra cetvelinin bulunup bulunmadığı da dosya kapsamı ile anlaşılamamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece, temlik konusu alacak ile ilgili uygulanmış bir haczin bulunup bulunmadığı, var ise temlikten önce mi yoksa sonrasında mı uygulandığı husuları araştırılmalı, yukarıdaki ilkeler gözetilerek ve davalı temlik borçlusunun diğer savunmaları üzerinde de durularak, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/11407, K. 2010/2585, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11407
Karar No
2010/2585
Tarih
4 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/11407 K.2010/2949
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/11409 K.2010/3063
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/11411 K.2010/3064
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/11427 K.2010/2436
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/11429 K.2010/2378
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/11432 K.2010/2668

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.