KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/11473 E., 2010/3173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının avukat olduğunu, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/7 Esas sayılı izaleyi Şuyu dosyasında kendisini vekil olarak temsil ettiğini, İzaleyi Şuyu davasında satışına karar verilen taşınmazın adına satın alınması için 8.200,00 YTL parayı yanında çalışan ... isimli işçisine verdiğini, taşınmazın adına alınmadığı gibi, ödediği paranın tarafına iade edilmediğini ileri sürerek 8.200,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı,davanın reddiri savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalının vekil olarak takip ettiği izaleyi şuyu davasında, diğer payların satın alınması için davalının işçisine 8.200,00 Tl verildiğini, taşınmazın satın alınmadığı gibi verdiği bedelinde iade edilmediğini ileri sürerek bu bedelin tahsili isteminde bulunmuştur.Davalı, davacının parayı verdiğini iddaa ettiği ... in işçisi olmadığını, paranın kendisine verilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ...'e verilen paradan davalının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davalı avukatın da tevil yollu beyanında kabul ettiği gibi dava dışı ... davalıya ... temin eden ve davalının bürosunu fiilen kullanan durumunda olup, davacıdan 8.200.00 TL'nin alındığına ilişkin düzenlenen para makbuzunda davalı avukatın antedi ve kaşesi bulunmaktadır.
Avukatın en önemli görev ve sorumluluklarından birisi de özen ve güven sorumluluğu olup, bürosundaki kendine ait para makbuzunu ve kaşesini dava dışı ...'e kullandıran davalının bunun sonuçlarına katlanması zorunludur.
Öyle olunca mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/11473, K. 2010/3173, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama