KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/12424 E., 2010/4966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait tapulu taşınmazı 21.12.1997 tarihli harici sözleşme ile 4.000.00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, davalının taşınmazın tapusunu devretmediği gibi aldığı bedelide iade etmediğini ileri sürerek ödediği 4.000.00 TL.nin denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı değerinin ve sözleşmede kararlaştırılan 6.000.00 TL ceza şartın tahsilini istemiş, 13.2.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de bedeli 113.745.22 TL. Olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini, zarar olursa 6.000.00 Tl ödeneceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği 4.000.00 TL bedelin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı değer olan 113.745.22 TL ile 6.000.00 TL cezai şartın davalıdantahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının 21.12.1997 tarihli harici sözleşme ile davacıya taşınmaz satıp bedelini aldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacıya satışı yapılan taşınmazında 198 ada 5 parsel olduğuna tarafların bir itirazı bulunmamaktadır.
2009/12424-2010/4966
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere tapulu taşınmazın satışı resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Mahkemece de bu olgu benimsenerek davacının ödediği bedelin dava tarihinde ulaştığı değer esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki, 198 ada 5 parsel numaralı taşınmazın 12.7.2005 tarihinde icra müdürlüğünce satılmak suretiyle dava dışı şahıs adına tapuda tescil edildiğide anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihin 12.7.2005 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafından ödenen bedelin 12.7.2005 tarihinde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı alım gücünün belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Hal böyle olunca sözleşmede cezai şartın ödenmesine dair var olan kararlaştırmanın da geçersiz olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Bu durumda geçersiz olan cezai şartın talep edilebilmesi olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek cezai şarta ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğinde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/12424, K. 2010/4966, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama