KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13360 E., 2009/14237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, orman arazisi içerisindeki mermer sahasını davalıya tahsis ettiklerini, davalının 1.10.2004-4.1.2005 tarihleri arası için tahakkuk ettirilen kullanım bedelini ödemediğini girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş;5.10.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de talep edilen kullanım bedelinin 1.1.2004-31.12.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğunu,dava dilekçesine 1.10.2004-4.1.2005 tarihlerinin yanlışlıkla yazıldığını taleplerini bu şekilde ıslahen düzelttiklerini beyan etmiştir.
Davalı, davacı ile aralarındaki sözleşmenin 16.11.2004 tarihinde sona erdiğini, bu tarihe kadar oluşan borcu da 4.082 YTL olarak ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı savunmasında 10.6.2003-26.11.2004 tarihleri arasında davalının kiracısı olarak anılan yerde faaliyette bulunduğunu,bu dönem için arazi kullanım bedeli olarakta davacıya 4.082.534.000 TL ödediğini, başkaca borcunun kalmadığını beyan etmiş ve dilekçesine de ödeme belgesi
olarak 2.6.2003 ve 30.6.2003 tarihli davacı yetkililerince tanzim edilen saymanlık işlem fişlerini eklemiştir. Bu durumda mahkemece sunulan bu belgeler üzerinde durulmalı, davaya konu dönemde davalının davacıya ne miktar borçlu bulunduğu, bu borçtan ne miktarının ödendiği ve ne miktar borcu kaldığı tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanmalı,sonucuna göre bir karar verilmelidir.Bu yönler gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/13360, K. 2009/14237, 8 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama