KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/14207 E., 2010/8767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ...Ş avukatınca duruşmalı davacı ve ... Ltd. Şti avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı taraftan araç satın aldığını,araçta sürekli olarak arıza meydana geldiğini, üç kez turbo ünitesinin, bir kez motorunun değiştirildiğini, bunlar dışında da birçok arızadan dolayı servise gittiğini, halen arızanın devam ettiğini, beklediği faydayı elde edemediğini, imalat hatası bulunduğunu ileri sürerek, araç bedeli olarak ödediği 58.339YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 58.339 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine katılma yolu ile temyiz talebinde bulunmuştur. HUMK’nun 433/2 maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Davalıların temyiz dilekçesinin davacıya 2.10.2009
2009/14207-2010/8767
tarihinde tebliğ edildiği ve ancak davacının 13.10.2009 tarihli dilekçe ile 10 günlük süreden sonra ve süreyi geçirerek kararı temyiz ettiği anlaşıldığından davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davaya konu araç davacı yedinde olup, davacı aracı, iade tarihine kadar faiz isteyemez. Ayrıca mahkemece dava konusu aracın davalılara iadesine karar verilmemiş olması da hatalıdır. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması, HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/14207, K. 2010/8767, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama