KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/14746 E., 2010/5265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yengesi olup, babasından miras hissesi olarak kendisine ... Köprübaşı’nda bulunan tapulu taşınmazı 2003 yılında 5.000,00.YTL'ye kendisine sattığını, aradaki akrabalık bağı nedeniyle yazılı sözleşme yapmadıklarını, çekilen ihtara rağmen tapuda intikal işlemini gerçekleştirmediğini, tarafların harici sözleşme nedeniyle aldıklarını geri verme zorunluluklarının olduğunu, geçerli bir sebebe dayanmaksızın davalının mal varlığında artış olduğunu ileri sürerek taşınmazın raiç değeri nazara alınarak şimdilik 6.000,00.YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarında adi yazılı bir sözleşme yada satış vaadi sözleşmesi dahi olmadığı gibi herhangi bir bedel de almadığını, bu iddiaların yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasını yazılı delil ile ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekir.
2-Davacı, davalıdan tapulu taşınmazı şifahi sözleşme ile 5.000 YTL ödeme yaparak satın aldığını, tapuda devrin yapılmaması üzerine taşınmazın rayiç bedeli nazara alınarak
2009/14746-2010/5265
şimdilik 6.000 YTL’nin tahsilini istemiş, davalı da akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacının akdi ilişkiyi yasal delillerle kanıtlaması gereklidir. Davalının açık muvafakatı olmadığından, taraflar arasında HUMK’nun 293/1. maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK.nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki, dava dilekçesinde "vs yasal delil" demek suretiyle yemin deliline dayandığından mahkemece davacıya, karşı tarafa yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/14746, K. 2010/5265, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama