KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2501 E., 2009/8628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,23.07.2003 tarihli satış sözleşmesi ile davalı ...’ten üç daire satın aldığını, sözleşmede dairelerin 15.09.2004 tarihinde teslim edilmemesi halinde aylık 1.000-YTL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı ...’nın sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, daireler zamanında teslim edilmeyince toplam 6.000-YTL cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., komisyoncu olduğunu, sözleşmeyi tanık sıfatı ile imzaladığını, kefil olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, dairelerin %97 oranında tamamlandığı, davacının cezai şart alacağının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm ,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı cezai şart alacağının tahsili için icra takibi yapmış, davalılar hiçbir borçları olmadığını bildirerek itiraz etmişler ve davacı eldeki davayı açmıştır. BK’nun 484. maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın (limitin) gösterilmesi zorunludur. Aksi halde sözleşme geçersizdir. Somut olayda, dosyaya ibraz edilen 23.07.2003 tarihli satış sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu limit belirtilmemiştir.Bu durumda, davacının kefil açısından geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak davalı ...’dan bir talepte bulunamayacağı gözetilerek davacının kefile yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 23.07.2003 tarihli satış sözleşmesinde, inşaatın tam ve noksansız olarak en geç 15 Eylül 2004 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmış olup, dava tarihi itibariyle inşaattaki noksanlıkların tamamlanmadığı, keşif tarihi itibariyle inşaatın %3 eksiğinin bulunduğu dosya içeriği ile anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı ... sözleşmeden doğan yükümünü yerine getirememiştir. O halde mahkemece, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2501, K. 2009/8628, 22 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama